18 Ağustos 2017 Cuma

DİKKAT – bu çocuklar ölüyor!
Artık Somali de ‘beyaz ekmek’ yesin.
Baharat ülkesi



Bir ülkeden söz etmek istiyorum sizlere. Buraya Baharat ülkesi denilirmiş.

Demek ki baharat veren bitkiler varmış, demek ki o bitkilere can veren sular varmış. Demek ki oralar yeşilmiş. Yeşil olan yerde, su olur. Su olan yerde bolluk olur. Hayat olur. İnsanlar sağlıklıdır, mutludur.
Çocuklar ölmez.
Hele açlıktan hiç ölmez.

Küresel ısınma dünyanın her tarafında kendini fazlası ile hissettirdiği bu günlerde büyük zararını Somali’de gösteriyor.  Bir ülkede kuraklık varsa kıtlıkta olur.

Bir kısım halk en azından biraz parası olanlar başka ülkelere gitmişler. Kalanlar perişan. Ne yapsınlar ne gidecek bir yerleri, ne de paraları var. Açlar, çaresizler… Yapacakları hiçbir şey yok. Bekliyorlar.

Çeşitli beklemeler vardır. Mutlu bekleyişler, hüzünlü bekleyişler, çok acı bekleyişler. Her türü iyi değildir beklemenin. Sonları tatlılıkla bağlananların bile sabrı zorlanır. Beklerken umut varsa bir parça daha rahat edilir.
Beklenilen biliniyorsa melese daha az zarar verir. Beklemeniz günü geçirmek ise, beklemeniz bir kap yemek ise, beklemeniz çocuğunuz ölmeden bir kaşık yemesi ise, beklemeniz bir gün daha yaşadı evladım diye sevinmekse!
Bu bekleme iyi bekleme değildir.

Bunun her yanından acılar fışkırıyor. Bu bekleyiş yakıyor, yıkıyor acıtıyor çok acıtıyor. İnsan olmak sadece yaşamakla bu ismi almıyor. İnsan olmak vicdanla da ilintili, insan olmak için duyarlılık da gerekli, insan olmak ve insan olmuşken erdemli de olmak farz olunuyor. Umursamamak belki makineler için geçerli olur. Hayvanlar bile vicdanı ve sevgiyi tanırken!

Bence herkes bir işin ucundan tutmalı. Bir şeyler yapmak için uğraşmalı.
Bazıları da becerileri ile birilerine bazı şeyleri hatırlatmalı, gündemi taze tutmalı.
Bu da sanıyorum biz yazarlara, gazetecilere, politikacılara ve insan olan herkese düşüyor.

Baharat ülkesinin geri gelmesi mümkün değil midir?

Bence mümkün! Aya insan gönderebilecek teknolojiye sahipse bu dünya ülkeleri, Somali’ye su da getirebilecektir. Orada her anlamda huzuru da sağlayabilirler.
Yeter ki istesinler. Yeter ki vicdanlı olmayı bilsinler… 
Bunun için biraz daha çabalamalıyız.

Bu gün haykırdıktan sonra uzun, çok uzun sessizliğe gömülmememiz gerekiyor. Herkes elini vicdanına korsa, bir de empati kurarsa mesele kalmaz herhalde! Susmayalım,  bir şeyler yapalım…

Artık Somali de ‘beyaz ekmek’ yesin.



Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder