Kızılderililer ve Türkler
Bir
Kızılderili atasözü:
Doğum yapan her şey dişidir.
Kadınların ezelden beri bildiği kâinatın dengelerini erkekler de anlamaya
başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış
olacaktır.
&
Kızılderililer ile Türkler arasında “ayı, kurt,
kartal” gibi totem ve simgelerin aynı şekilde yaygın biçimde kullanıldığını,
dil, tarih, biyolojik ve ruhaniyet açısından büyük benzerlikler varmış.
&
Kızılderili atasözleri:
- Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren
düşünceler gözyaşı ile temizlenir.
- Tanrı’nın kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp
düşmez: çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır.
- Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim.
Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit
oluruz.
- Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki
bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Her insan bir görevle
yaratılmıştır.
- Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu
yenersem utanç duymayayım.
&
Kızılderilileri bizler çocukluğumuzda okuduğumuz
Teksas – Tommiks gibi o zamanın moda çizgi romanlarından öğrendik. Kardeşim
Ömer alırdı çok severdi onları okumasını. Bende ondan alırdım. Hani anlatılır
ya ders kitaplarının aralarına Teksas – Tommiks koyuyoruz annem ders
kitaplarımızdan ezber yaptığımızı sanıyor. Bizde öyle yapıyorduk.
Kızılderililer o kitaplarda çok da makbul kişiler değildiler. Beyazların yolunu
kesiyorlar onların canlarını mallarını hatta kafa derilerini alıyorlardı. Biz
onları tanımadan, bilmeden onlardan korkmuştuk. Sonra annemin ve babamın
sinemaya olan meraklarından sinema ile iç içe büyüdük diyebilirim. Biz memur
ailesi olduğumuz için gittiğimiz şehirlerdeki sinemalarda bir çeşit memurların
birbirlerini gördükleri eşlerinin birbirlerine selam ve hava attıkları
yerlerdi. Ne giymiş, eşi ile araları nasıl? Bunları net hatırlıyorum. Babamın
ciddi merakıydı sinema biz sık giderdik. Her filmi izlerdik mutlaka. Babam Türk
filmlerinden ziyade yabancı filmleri izlemeyi severdi. Bende kardeşimde
Amerikan sinemasını artistlerini, yönetmenlerini, şehirlerini, adetlerini,
erkeklerini kadınlarını, kovboyları ve Kızılderilileri filmlerden de
öğrenmiştik. Filmlerde de aynıydı. Bunlar yolcu arabalarının önlerini
kesiyorlar, etraflarında daireler çiziyorlar, çığlıklar atıyorlar ve onları
öldürüyorlar. Çocukken belki bir iki çok kötü kalpli olmayan Kızılderili filmi
izlemişimdir. Birinden çok etkilenmiştim. Beyaz bir çocuğu kaçırmışlar kendi
aralarında büyütmüşler evlatları yapmışlardı.
Kızılderililer benim çocukluğumdan itibaren
dikkatimi çekmişlerdi. Amerika’da da Kızılderili görmeliyim diyordum. Bu
halimle bile onların farklı olduklarını düşünüyordum. Hala da düşünüyorum. Birçok
Kızılderili gördüm. Onlar farklılar…
Bir gün bir gazete küçük bir makale dikkatimi
çekti.
Kızılderililer
Türk mü?
Nasıl? Dediğimi hatırlıyorum. Benim iki hassas
konum. Bana gün doğmuştu. Yeni bir konu yeni bir araştırma. Araştırdım. Tabi ne
olduğunu, ne öğrendiğimi, neler bulduğumu sizlere de aktarmalıyım.
· Kızılderililerin
kökenlerinin Orta Asya'ya yani biz Türkler'e dayanıyormuş.
· Yapılan araştırmalar
ve DNA testleri de bu akrabalık ilişkilerini doğruluyormuş.
Kızılderililerle, Türklerin ortak kültür
noktalarına da bakalım.
· Kilim
desenlerimiz,
· Özgürlüğe
olan düşkünlüğümüz,
· Açık
havaya olan tutkumuz,
· Ailemize
olan bağlılığımız,
· Büyüklere
olan saygımız.
Birde ortak kullandığımız sözcüklerimiz. Birkaç
örnek vermem gerek: (Vikipedi)
|
Kızılderili
lehçelerinde
|
T
|
|
Yatkı
|
Ev, yatılan yer
|
|
Dodohişça
|
Dudak
|
|
T-sün
|
Uzun
|
|
Yu
|
Su, yu-mak, yıkamak
|
|
Lı-ık
|
Vatan, ili
|
|
Tete
|
Dede
|
|
Tamazkal
|
Hamam, temiz kal
|
|
Hogan
|
Kerpiç ev, Hopan
|
|
Kuşa
|
Kuş
|
|
Türe
|
Türe, Töre
|
|
Hu
|
Hu, Hu hu(Selam)
|
|
Yanunda
|
Yanında
|
|
Aş-köz
|
Yemek, Aş
|
|
İldiş
|
Dişleme
|
|
Atış-ka
|
Atış
|
|
Tapa
|
Tuba
|
Bunları okuduktan sonra tekrar araştırmalarımıza dönelim.
Bir başka yerde de şöyle bir yazı dikkatimi çekti. Size aynen alıntı olarak yayınlıyorum.
· İslam'la tanışmalarının bin yıldan önceye dayanmasına rağmen pek çok
kimsenin bunu bilmediğini belirten Kızılderililer, yapılacak araştırmayla bu
tanışmanın şahitlerinin ve belgelerinin temin edileceğini bildirdiler.
· New York'taki Çeroki Kızılderililerinin üst düzey yetkilisi olduğunu
belirten Mahir Abdürrezzak, gönderdiği internet mesajında:
"Grubumuzda benim gibi birçok Müslüman var.
Birçok insan Amerikan yerlilerinin bin yıldan fazla bir süre önce Müslüman
gezginler aracılığıyla İslam'la temasa geçtiğinden habersiz" diyor.
· Müslüman gezginlerin soyundan gelenlerin belki de kendileriyle birlikte
hayatlarını sürdürdüklerine dikkat çeken Abdürrezzak,
"Bu bilgileri tarih kitaplarında bulamazsınız.
Ancak Müslüman toplum hayatında çok aktif olduklarını gösteren pek çok belge,
yasa ve sair dokümanlar var. Mesela 1787 barış ve dostluk anlaşmalarına imza
atanların isimleri Abdülhak ile Muhammed bin Abdullah'dır. 1866'daki son Çeroki
liderinin ismi de Ramazan İbni Wati'dir" Bir başka yerde yine Kızılderili’lerle Türk’lerin ortak bağları ile alakalı yazı (alıntı)
"Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar" adlı panelde, iki millet arasında DNA benzerliği çıktı.
· New York’taki
konferansta konuşan bilim adamları Kızılderililerin büyük bölümünün 800 yıl
önce Cengiz Han’dan kaçan Türk grupları olduğunda fikir birliğine vardılar. Arizona’daki
Havasu kentinin Türkçe’de de aynı anlamı taşıması bir örnek olarak gösterildi.
ABD’nin
New York kentinde düzenlenen “Türkler
ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar” adlı panelde, iki
millet arasında ilginç benzerliklerin olduğu ortaya çıktı.
· ABD’de
faaliyet gösteren İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin (İÜMEZUSA)
Türkevi’nde düzenlediği etkinlikte, George Washington Üniversitesi’nden Prof.
Türker Özdoğan başkanlığında Türklerle Kızılderililer arasında tarih, kültür,
dil, Şamanizm inancı ve el sanatlarında kendini gösteren benzerlikler
tartışıldı. Özdoğan, modern Türkiye’nin kurucusu Atatürk’ün de bu konuyla
ilgilendiğini anımsattı.
Özdoğan,
Orta Asya’daki Türkler ile Sibirya Türkleri ve Kızılderililerin DNA
örneklerinin çakıştığını söyledi.
· ABD’nin
Arizona eyaletinde Kızılderililerin yaşadığı “Havasu” kentinin ne anlama
geldiğini yerlilere sorduğunda Türkçe’dekiyle aynı anlama geldiğini öğrenince
çok şaşırdığını anlatan Özdoğan, Türk ve Kızılderili kilim motiflerinin
birbirinden ayırt edilmesinin zor olduğunu, dil, müzik, heykel, mücevher ve
diğer el sanatlarında büyük benzerlikler olduğunu belirtti.
Özdoğan,
Kızılderililerin Bering Boğazından Amerika kıtasına göç ettiklerini ifade
ederek, en son MS
1233 yıllarında göç edenlerin Cengiz Han’dan kaçan Uygur asıllı Türk grupları
olduğunu söyledi. Özdoğan, bu insanların Amerika’da Ata başkan
lisanı konuştuklarını ve bu lisanının Türkçe’ye çok benzediğini belirtti.
· Georgetown
Üniversitesi Sosyoloji-Antropoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Marjorie Mandelstam
Balzer de Doğu Sibirya’da yaşayan Türk gruplarının Cengizhan’dan kaçarak Bering
Boğazından 800 yıl önce Alaska’ya göç ettikleri bilgisini teyit etti.
Balzer,
Kızılderililer ile Türkler arasında “ayı, kurt, kartal” gibi totem ve
simgelerin aynı şekilde yaygın biçimde kullanıldığını, dil, tarih, biyolojik ve
ruhaniyet açısından büyük benzerlikler olduğunu söyledi. Ruhaniyet ve
Şamanizm’in Türkler ile Kızılderililer arasında en büyük benzerliklerden biri
olduğunu kaydeden Balzer, Şamanların
o dönemin doktorları sayıldığını ve Kaliforniya’da halen Şaman teknikleri
kullanan “doktorlar” olduğunu belirtti. Michigan Devlet
Üniversitesinden Prof. Dr. Timur Kocaoğlu ise Türkçe ile Kızılderili dilleri
arasında gramer bağı bulunduğunu da söyledi. Özdoğan Türkler ile Kızılderililer arasındaki benzerliklerin DNA testleriyle kanıtlandığını ve testlerin artık benzerliğin Orta Asya ve Sibirya’da yaşayan Türkler ile Kızılderililer arasında olduğunu ortaya çıkardığını belirtti.
Kızılderili’lilerle ilgili bu kadar bilgi edindikten sonra sizler de benim gibi mi düşünüyorsunuz? Gerçekten:
· Türkler Rusya ile Amerika kıtasının bağlantı
noktası olan öyle düşünülen Bering Boğazından geçerek Amerika’ya mı gitmişler?
35.000
yıl önce Kızılderililerin Amerika’ya yerleştikleri tahmin ediliyormuş.
Bir
alıntı daha yapacağım sizlere:
· Kızılderililer,
Sibirya civarındaki ata yurtlarındaki avlakların (av alanlarının) yetersiz
geldiğini düşünerek, bugünkü Asya ile Amerika’yı bağlayan Bering Boğazı
çevresinde yeni av alanları aramaya başladılar ve rastlantısal olarak
Amerika’ya geçtiler.
· Oradaki
avlakları beğenerek oraya yerleşme kararı aldılar.
· O günden beri
o bölgeyi yurt edilen Kızılderililer, günümüze kadar kültürlerinde pek
değişiklik yaratmayarak gelmişlerdir.
· Günümüzde
ABD’de resmen kabul edilen 554 tane Kızılderili kabilesi var.
Kızılderili
konusu ciddi bir konu… Sayfalarca üstüne yazılar yazılabilecek kadar çok önemli
bir konu. Biz Amerika’yı Kızılderililerin sayesinde tanıdık. Sonradan onlara
yapılan katliamları takip ettik. Kendi vatanlarında nasıl sahipsiz kaldıklarını
okuduk. Kültürlerinin ellerinden alınışlarını izledik. Filmlere konu olan
trajedilerini izledik. Son yıllarda çıkan Kızılderililer Türk müydü soruları
karşısında ilgimiz kat be kabarttı. Ben ortak kullandığımız kelimeleri
inceledim. Türk devletlerinde kullanılan kelimelerle, bizim kullandığımız ve
Kızılderililerin kullandığı kelimeler arasında ne kadar büyük yakınlık var.
Sonra yüz yapılarını inceleyince de şaşırıyorsunuz. Çıkık elmacık kemikleri, kısık
gözleri ile orta Asya’daki Türklerine benzemiyorlar mı? Ben benzetiyorum…Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder