NAZAN ŞARA ŞATANA ANLATILARI
MUTLULUKLAR DİLERİM
Yok, hayır olmadı,
olamazda! Sen yerlerde yatan olamazsın
Sözün misali
diyorum sanma, ağlayan, yıpranan, küskün, bezgin!
Vazgeçmiş, kendinden ve dünyadan, güzelliklerden!
Coşkusunu yitirmiş, kahkahasını unutmuş, feleğini şaşırmış,
Gözleri kan çanağı, avurtları çökmüş, saçları tarumar!
Kendinden geçmiş, sevdiklerinden
kaçmış, bir hapis gibi,
suçlu kendi gibi
Kime, niye, ne
hakla kendine bunu yaparsın?
Hem o hem sen
kendine bu cezayı nasıl layık görürsün?
Sen o olamazsın,
mümkün değil, seni bu kadar çarpmış, yıpratmış olamaz
Sen bu kadar
güçsüz, takatsiz üstelik kendine saygısız
Olamazsın. İnan ki bu sen değilsin…
Kalkmalı, bıraktığın yerden hayata sarılmalısın
Koşmalısın, arınmalısın, aramalısın, yeniden-yeniden
Olmadı bir daha
diyecek kadar cesur, yürekli ve istekli
Koşarcasına, bakarcasına, ararcasına, gülercesine,
mutluymuşçasına
Sevdanı
bulmalısın. Sevda kelebek gibidir, uçar da uçar
Sen istersen
ancak, gerçekten dilersen senin omzuna konar.
Sevdalar çeşitli imiş öyle dediler, kimi kalbine, kimi gönlüne, kimi ruhuna…
Değil mi ki adı sevda tamamdır o zaman, ne düşünüyorsun! Kalksana!
Güçlen, ışıldayarak bak hayata, birikimin var senin kuvvetli
Değeri vardı hayatının her anın ayrı lezzeti ile yaşanmışlıkların
Pişmanlık acizlerin tesellisidir, onunla iken hiç mi güzellik yaşamadın
Bu da bir kardı,
bir birikimdi, bir tecrübeydi anlamadın
Ayağa kalk lütfen ve ışığa doğru yürü sen o değilsin
Bir aşk bitti diye
yerlerde yatamazsın, biri gitti diye
kendini bırakamazsın
Biri kötü diye; hayatından,
insanlardan geçemezsin
Her gün güneş yeniden doğuyor, akşamları karanlıklar örtüyor.
Günahlar,
kederler, acılar, çirkinlikler, iftiralar sözler siyahlarda tükeniyor
Ağladın, uyumadın, konuşmadın, bunaldın, yoruldun sabah
oldu
Yeni bir günde hayattasın,
sağlıklısın biri için değmediğini anladın.
İnan ki her şerde bir hayır vardır.
Atalarımızın yanlış sözlerine şahit oldun mu?
Tecrübenin
yanılgısını duydun mu?
Haydi, kalk beni
dinle, kulak ver, sesimi duy lütfen
Çiçekler bu sabah
nasıl farklı renklere bürünmüş,
Çimenlerin
renginde huzur var sanki baksana sana davet gelmiş
Denize bak onlar
bile seni gözlüyor bak dalgalar buyurlarda
Başını kaldır, kuşları, beyazlıklar içinde akça, pakça görüyor musun?
Özgürce uçuyorlar,
süzülürken sana göz kırpıyorlar…
Haydi, bu sen değilsin, ben seni görmek isterim
Seni bilmek
isterim, güldüğünü tekrardan hatırlamak isterim…
İşte gördün mü derin bir nefes al. Şükürler olsun oh de kalk hayata sarıl
Evet, dünya her
gün yeniden kurulur. Bu hediyesidir insanların,
Kıymetini bil,
sevin, şükret, bu güzelliklerde sen de olabildiğince gül isterim…
Canım arkadaşım sana mutluluklar ve huzur dilerim…
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder