Padişahla birlikte;
Has Oda Ağaları,
Mukaddes Emânetleri Taht Odasından
Revân Odasına taşırlarmış.
Ne
kadar güzel bir yazı okudum.
Çok
duygulandım. Çok etkilendim.
Hırka-i
Saadet’i hepimiz biliriz. Peygamber Efendimizin hırkasıdır.
Ramazan
ayında ziyarete açılır. Bana kısmet olmadı. Bu ramazan Allah nasip ederse
görmek istiyorum. İnşallah…
Çok
imtina edilerek islam âlemine sergileniliyor. Görmek isteyenler, sıraya
giriyorlar ve bakıyorlar.
Tabiki
sadece bakılıyor, el sürmek mümkün değil. Öpmek hiç mümkün değil. Onu görmek
bile her kula nasip değil…
Görenler
şanslı olduklarının bilincinde; etkileniyor ve dualarını okuyarak çıkıyorlar.
Düşünebiliyormusunuz?
Peygamber
efendimizin hırkasını görmek, onun olduğu yerde bulunmak, onun hırkasını saran
havayı teneffüs etmek. Kırk bin kere maşallah. Ne denilebilinir ki!
Osmanlı
döneminde Hırka-i Saadet nasıl ziyaret edilirmiş. Bu konu ile ilgili yazılmış
yazıyı aynen aktarıyorum.
Topkapı
Sarayı’nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve
yakınlarına ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan
ayının 15’inde ziyâret olunurdu.
Bu
ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler’in bulunduğu taht odasının
temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları
Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı.
Bu
taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir
sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi.
Ayın
14’ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi.
Dâvetliler
ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde’ye gelerek sadrazamı beklerlerdi.
Sadrazam
Bâbü’s-sa’âde’ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa
sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi.
Şeyhülislâmın
da yanına birer Has oda ağası gelirdi.
Sadrazam
ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde’den içeri
girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de
protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet’in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi.
Burada
herkes ayakta dururdu.
Hırka-i
Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla
ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir.
Aşir
okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar.
Başta
sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına
göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası’na yüz sürerlerdi. Bundan
sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ
ederlerdi.
Bazı
törenler çok güzel, bazı kutsallıklara hak ettikleri gibi bir merasim yapmak
gerekir.
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder