Tecavüze
uğramış bir kızı ailesinin; namuslarını temizlemek için öldürdüklerini okudum.
Tüylerim diken diken oldu.
İnsan
olduğum için utandım. Kadın olduğum için utandım. Hiçbir şey yapamadığım için
utandım. Böyle zalim bir dünyada yaşadığım için utandım.
Allah
insanları doğru yoldan ayırmasın. Vicdan denilen duygunun azaldığı zamanlarda,
islah edilmesi gerekenlere islahları için cezaların verilmesi şarttır.
Tecavüz
çok ağır bir suçtur, tecavüz çok çirkin bir suçtur, tecavüz aklın durduğu,
ahlakın tükendiği, insanlığın bittiği sapkınlığın ortaya çıktığı bir haldir.
Bu
konu ile ilgili yazdığım ve o zamanda beni çelişkili duygulara sürükleyen bir
haberimi aktarmak istiyorum.
Topluma böyle
ders verilmeli mi?
Toplum böyle
bir derse niye ihtiyaç duyar?
Geçenlerde
hepimizin tüylerini diken – diken eden bir haberi gazetelerde, televizyonda
okuduğumuzda ve izlediğimizde resmen kanımız donmuştu.
Bir kadın,
genç bir kadın, iki çocuk annesi bir kadın kendine çeşitli defalar tecavüz eden
bir adamı, üstelik bu adam kayınpederinin kızkardeşinin eşi!
Evet… Bu adamı
önce tüfekle vurmuş, hırsını yenememiş, kendini kaybetmiş, başını kesmiş,
çuvala koymuş, köy meydanına götürmüş atmış.
Aman Yarabbi…
Korku filmleri gibi…
Vahşet.
Büyük vahşet.
Bakmaya bile dayanamazken bizler! Bir kadın, genç bir kadın gözünü kırpmadan
yapmış.
Tövbe estağfirullah.
Şimdi
derinlemesine bir inceleme yapmak, düşünmek, çok düşünmek gerekiyor.
Bir
kadın nasıl bu hale gelir? Bir kadın nasıl bu kadar aklından, fikrinden olur,
bir kadın nasıl bu kadar çıldırabilir?
Demekki bu
kadına neler yapılmış ki aklının sınırları tükenmiş, ruhu bitmiş, dünyası
yıkılmış, hayatı sona ermiş. Ermiş-ki:
“Yeteeeeer
artık!”demiş.
“Yeter artık.
Tecavüz öyle değil böyle olur. İstemediğim halde bana hayvanlar gibi saldırırsan
böyle olur. Hayvanlar bile kendilerine zarar vermeyenlere saldırmazlar. Benden
ne istiyorsun?”
Ne istiyordu?
Yazık değilmi?
Kadına,
kendine, gurbetteki kocaya, diğer kadına, her iki tarafın çocuklarına,
ailelere… Herkese, her şeye yazık değil mi?
Bu
nasıl bir insanlık ayıbıdır? Bu nasıl bir zalimliktir? Bu nasıl insan haklarını
hiçe saymaktır. Bir kadına nasıl silah zoru ile sahip olursun, onun çıplak
resimlerini çekersin ve onu kendine mahkûm edersin, esir edersin. Her
istediğinde tehditle evet dedirtirsin.
Sonra
bir gün, bir gün, bir gün! Kadınları korkutmak kolay öyle mi?
Kadın
güçlü değil, bir şey yapamaz, kimseye söyleyemez, kocasına haber veremez!
Doğru
bunları yapamaz. Neden yapamaz biliyor musunuz? Kadına kimse hak vermez de
ondan. Kadın kirletilmiş görülür de ondan!
Çocuklarından,
kocasından olurda ondan!
Konunun
– komşunun, eşin, dostun akrabaların yüzüne bakamaz da ondan!
Neden
mi? Kadın artık bitmiştir, çünkü ona tecavüz edilmiştir.
Burada
konuşulması gereken iki şey var. Bu kadını bu söylediklerimizle
cezalandırıyoruz.
Toplumdan
tecavüz edilmiş olarak ailesinden, eşinden çocuklarından uzaklaştırıyoruz.
İyide
o zaman tecavüz edenden farkımız ne oluyor?
Tecavüz;
istemediği halde bedenine darp eden, sahip olan, onun yaptığı eylem!
Aldığı bedenen
ve ruhen yaralarına yeni tecavüzleri de toplum mu yapıyor?
Bu
defada yine kadın istemiyor tecavüzler devam ediyor.
Koca
boşuyor – tecavüzdür bu.
Aile
dışlıyor – tecavüzdür bu.
Çocuklar
uzaklaştırılıyor – tecavüzdür bu.
Bu
kadının bu kadar ezilmesinin, aşağılanmasının, hırpalanmasının nedeni nedir?
Kadın olmasımıdır? Kadın olmasaydı ne olacaktı? Şimdi kadının istemediği olay
yine devamda…
Tecavüzcünün
çocuğunu doğuracak! Nasıl olacak bu? Çocuk ve anne… Sevgi – şefkat – bebek ve
anne…
Aman
Yarabbi…
Ben
bir anne olarak söyleyecek sözlerimin tükendiğini hissediyorum.
Bu
kadın ne yapsın? Nasıl dayansın? Nasıl yaşasın? O çocuğu nasıl kucağına alsın?
Allah
insanları doğru yoldan ayırmasın. Vicdan denilen duygunun azaldığı zamanlarda,
islah edilmesi gerekenlere islahları için cezaların verilmesi şarttır.
Tecavüz çok
ağır bir suçtur, tecavüz çok çirkin bir suçtur, tecavüz aklın durduğu, ahlakın
tükendiği, insanlığın bittiği sapkınlığın ortaya çıktığı bir haldir.
Bir
kadın genç bir kadın hangi ruh durumu ile böyle bir vahşeti yapabilir
düşünsenize. Nasıl, hangi duygular, hangi eziyetler onu buraya kadar getirdi?
Burada
o kadının güvendikleri olsaydı, ilkinde gereken yerlere gidilseydi. Hukuk devletinde
yaşıyoruz herkes cezasını çekseydi!
Ahhhh.
Deseydi, gitseydi, söyleseydi…
İyide
kime? Kim anlayacaktı, kim dinleyecekti, kim kadının yanında olacaktı.
Kadın
karakolda imza gibi kendince konuşmuş.
“Çocuklarıma
kimse O…… çocuğu demiyecek, çocuklarıma namusunu temizleyen kadının çocuğu
diyecekler.”
Kadının
feryadıdır bu.
Kadının
ızdırabından, acılarından arınmasıdır bu…
Nazan Şara
Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder