Yılbaşı
Ağacını kimler niye yapmışlar?
Yılbaşı ağacı ya da noel ağacı yaprakları
dökülmeyen küçük boydaki ağaçların çeşitli süs eşyaları ve ışıklarla dekore
edilerek yeni yıl kutlamalarına renk katmaktadır.
Yılbaşı ağacının kökeni çok eskilere Antik Roma’ya
kadar dayanmaktadır.
Antik Roma’da kutlanan Saturnalia
festivali sırasında Romalılar tarım tanrısı onuruna küçük metal
parçaları kullanarak ağaçları
süslerlermiş.
Ortaçağ
Almanya’sında her yıl 24 Aralıkta Kilise tarafından düzenlenen şölenlerde, bir
ağaç Havva’nın Âdem’e elma koparıp verdiği ağacı temsilen bir elma ile süslendi
ve adına Cennet Ağacı dendi.
Noel
ağaçlarının kilise dışında ilk kullanımı 16 yy da 1570 yılında gerçekleşti.
Bremen
Loncası özellikle çocukları sevindirmek için küçük bir ağacı elma, fındık,
hurma, simit ve kâğıttan çiçeklerle süsledi.
Modern
Noel ağaçları o zamanlar Almanya’ya bağlı olan Strazburg’ta 1500 lü yıllarda
evlerde kullanılmak üzere, üzerinde herhangi bir süsleme olmadan yerel pazarda
satışa çıktı.
Süslenmiş
ilk yılbaşı ağacı 1510 yılında Letonya Riga’da satıldı.
16.
yüzyıl başlarında Martin Luther karanlık gecelerde yıldızların parlamasından
esinlenerek yılbaşı ağaçlarını mumlarla süsledi.
Yılbaşı
ağacı olarak köknar ağacı kullanılmaktaydı.
Benim
can dostum, güzel arkadaşım, Jutta yeni adıyla Sara’nın Almanya’daki evinde
birçok defalar yılbaşı geçirmişimdir.
Onlar
için yılbaşı o kadar önemlidir ki.
Yılbaşı
ağacı çok önemli, onu süslemek çok önemli!
Günler
öncesinden deyimi tam yerinde olacak bu yazdıklarımın; çarşılar pazarlar
gezilir, ağaçlara neler takılacak, yeni ve en güzeli nedir bulunur, alınır
onlar bir yere konulur. Yılbaşı çiçekleri alınır. Onlarda besili koyunlar
misali bakıma alınır. Ardından bir hediye telaşı başlarki görülmeye değer. Herkes
birbirine hediye alır. Öyle böyle değil. Sadece yakın yerdekilere değil
uzaktakilere bile hediyeler kolilenir ve gönderilir. Bir alışveriş çılgınlığıki
sormayın gitsin. Kim en iyi hediyeyi almaktan ziyade kimin neye ihtiyacı var,
kim ne almak istiyor bu çok önemli. Bunun için günlerce araştırma yapılır. Çoğu
zaman bir yıl boyunca yakınlarınızın ihtiçları gözlenir. İnsanlar birbirlerine
ciddi şekilde emek verir…
Ağaç
süslenir, bütün ailede bir arada yapar ve bu çok keyifli bir durumdur. Ardından
alınan hediyeler ağacın altına konulur. Sıra hediyelerin açılacağı zamana
geldiğinde, o gün için yapılan hazır alınmayan genellikle Alman hanımları çok
güzel pasta yaparlar, onların yaptıkları Noel kurabileyeleri ve içeceklerde
hazırlanır. Paketler açılır. Ciddi bir coşku vardır. Alanlar sevinir, hediye
verenler memnun olur…
Güzel
arkadaşım bana da güzel hediyeler alırdı…
Bende
ona alırdım.
Değişik
ve güzel bir adettir.
Daha
ziyade onlar için yapılan bir olay.
Bizlerde
son zamanlarda süs olarak bir dini olay değilde, bir eğlence şekli ile
yapılıyor ama ekseriyette değil. Daha ziyade sembolik olarak…
Birde
Yılbaşı günlerinde, evin bir köşesinde, bir çam ağacı bulundurmak ve onu
süslemek âdetinin kökeninin Almanya olduğu ileri sürülür. Almanların 'cennet
ağacı' adını verdikleri ve Âdem ile Havva'nın gizemli hikâyesine dayanarak
üzerini elmalarla donattıkları ağaç köknardı.
15. yüzyıldan sonra bu ağaçlara sadece meyve değil ekmek, bisküvi gibi yiyecekler de asılmaya başlanmış, Protestanlığın yayılması ile birlikte bunlara yanan mumlar da eklenmiştir. Adet Avrupa'ya yayılırken aynı zamanda göçmenler tarafından Amerika'ya da taşınmıştır.
Aslında ağaçların ruhani törenlerde önemli bir sembol olarak yer alması âdeti çok eskilere, Hıristiyanlık öncesi zamanlara, hatta putlara ve doğaya tapınıldığı zamanlardaki Mısır ve Çin uygarlıklarına kadar uzanır. O devirlerde doğanın yeşilliği ve ağaçlar sonsuz hayatın sembolleriydiler.
Benzer şekilde Kuzey Avrupa ülkelerinde de yine Hıristiyanlıktan çok daha önceki zamanlarda ağaçlar ruhani bakımdan kutsal kabul ediliyorlardı. Kuzey Avrupa'da kış aylarında sadece bir kaç saat süren gündüzler 21 Aralık'tan itibaren uzamaya başlarlar. Uzun karanlık günlerin bittiğinin, gittikçe daha aydınlık günlerin geleceğinin müjdesi olan Aralık ayının bu günleri de törenlerle karşılanırdı.
Bu adet Avrupa'da güneye indikçe değişerek yayıldı. Romalılar zamanında takvimin başlangıcının, dünyanın yaratıldığı ay olduğuna inanılan ve tabiatın canlanmasının müjdecisi olan Mart ayından Ocak ayına kaydırılması ile kutlanacak tarihler konusunda kafalar iyice karıştı.
Zamanla Kuzey Avrupa ülkelerinin 'karanlığın bitişi' ayin ve kutlamaları, Hıristiyan dünyasınca Hz. İsa'nın doğum günü kabul edilerek -ki bu kesin değildir- Noel kutlamalarına dönüştürüldü.
Bu arada ağaçlar, özellikle çam ağaçları bu kutlamanın simgesi olmaya devam ettiler. Her ne kadar yılbaşı günlerinde bir çam ağacının süslenmesi tüm dünyada adet olduysa da bu günün dini bakımdan bir özelliği yoktur. Dünyanın Güneş etrafındaki bir turunu tamamladığı coğrafi bir konumdur.
Uygarlık ve teknolojinin ilerlemesi ile çam ağacı üzerindeki mumların yerlerini yanıp sönen minik renkli ampuller, elma, ekmek ve bisküvinin yerini rengârenk süsler aldı. Günümüz insanı ağaçlara tapmamasına rağmen onların kıymetini daha iyi biliyor. Bir kaç günlük eğlence için çam ağaçlarını kesmiyor, plastik taklitlerini kullanıyor.(alıntı)
&
Ortaçağda Âdem ve Havva'yı canlandıran bir oyunun ana dekoru, cennet bahçesini
temsil eden ve üzerinde elmaların bulunduğu bir çam ağacıydı.
Âdem ve Havva yortusunda (24 Aralık) Almanlar evlerine böyle bir cennet
ağacı dikerler, üzerine Komünyon'daki kutsanmış ekmeği simgeleyen ince,
hamursuz ekmek parçaları asarlardı; bunların yerini daha sonra değişik
biçimlerdeki çörekler aldı.
Noel mevsiminde ağaçla aynı odada Noel piramidi de bulunurdu.
16. yüzyılda Noel piramidi ve cennet ağacı birleşerek Noel ağacını
oluşturdu.(alıntı)
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder