Açılışında
yüzlerce insanın ve beş bin hayvanın kurban edildiği Arena
Colosseum ve
Gladyatör
Bu
gün sizlere 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın
Yeni Yedi Harikası'ndan biri seçilen, Roma’da Flavianus Amfitiyatro
olarak da bilinen Kolezyum ve orada dövüşen gladiyatörlerden söz edeceğim.
Roma’ya
gittiğinizde zaten görmek istediğiniz yerlerin başında gelir. Şehrin önemli bir
yerinde olanca heybetiyle görülür. Birçok kişi orada; hala çılıç sesleri,
çığlık sesleri ve vahşi hayvanların bağırmalarının duyulduğunu söylerler…
İnanmak
istemezsiniz. Safsata dersiniz ta ki:
Oraya
gittiğinizde, etrafı izlediğinizde ve orada yaşananları hayal ettiğinizde
tüyleriniz diken – diken olana nefesinizin kesildiği ana kadar!
İster
istemez yaşananları, yüzbinlerce ölen insanların orada çektiklerini düşünerek
içiniz buruklaşarak izliyorsunuz.
Şimdi
dünyanın neresinde idam veya ölümle cezalandırılan bir şey olduğunda bu arene
bir hafta tepki için ışıklarını açık bırakıyormuş.
Çok
büyük vahşetler yaşanmış.
İmparatorlar
burada halkını ve kendini eğlendirmek için zalimce bir eğlence şekli
yaptırırmış. İnsanların insanlarla ve vahşi hayvanlarla dövüşmesi nasıl bir
zevk alınacak gösteri olabilirki!
Gladyatör
filmi hepimizin belleğinde yer etmiş filimlerinden biridir. Russel Crowe’yi
sevmemize sebep olmuştur.
Filmi
hatırlatmak istiyorum. M.S. 180 tarihinde Roma İmparatoru Marcus ölmeden oğluna
kendinden sonra imparator olarak General Maximus’un geçmesini istediğini söyler.
Bunu hazmedemiyen hain evlat; babasını öldürür. Genarali de tutuklatır. Genaral
kaçar, bir çok olaydan sonra gladyatör olarak savaşmaya başlar. Bundan sonraki
olaylar imparator ve onun arasında devam eder…
Güzel
bir konuydu.
O
dönemde insanların ne kadar vahşi olduklarını gösteriyordu…
Gladyatörlerin;
(Gladyatör Roma Ordusunun silahı gladus’tan geliyormuş.) Colosseum’da nasıl
savaş verdiklerini, izleyicilerin nerelerde olduğunu, imparatorun nerede
oturduğunu net görmüştük.
Tabiki
bu demek değildirki bu film orada çekildi. Onun benzeri bir yerde çekilmiştir.
Gladiyatör’leri
satın alan gladyatör okulları varmış. Burada savaşmayı öğrenirlermiş. Hayatta
kalmak için en iyiyi öğrenmek zorundalarmış. Bunlar genellikle savaş esirleri
ve köleler olurlarmış. İnsanlarla ve hayvanlarla dövüşürlermiş. Bu hayvanlar
vahşi hayvanlarmış. Aslan, kaplan, gergedan v.s Üstelik bu hayvanlara günlerce
yemek verilmezmiş. Bunlar arenanın altında galerilerde ve karanlıkta günlerce
bekletirlermiş. Bununla da kalmaz birde bu hayvanları kızgın demirlerle
dağlarlarmış ki iyice vahşi olsun önüne çıkanı parçalasın diye… Neticede öyle
olurmuş, vahşi hayvan kana susamış eğlence dedikleri bu vahşet içinde ve
izleyenlerin coşku çığlıkları arasında gladiyatörü parçalar ve yermiş.
Bunların
arasından eğer hayvanı yenebilen yani onu öldüren olursa o özgür olurmuş.
Birde
insan insana döğüşmek varmış.
Burada
galip gelen imparatora bakarmış, hani hep biliriz ya imparatorun başparmağı
havaya kalkarsa kurtulur yere doğu çevirirse o kişi ölür. İşte öyle olurmuş.
İmparator işareti verdikten sonra neticelenirmiş.
Dünya
vahşetlerle doluymuş.
Eğlence
anlayışı sapkınlık halindeymiş.
Gerçekten
yazarken bile insanın içine kasvet çöküyor…
Nazan Şara
Şatana
Usta
bir komutan olan Vespasianus tarafından MÖ
72 yılında
yapımına başlandı ve M.S. 80 yılında Titus döneminde tamamlandı.
Daha
sonraki değişiklikler Domitian
hükümdarlığı zamanında yapılmıştır.
Bunlardan
başka pek çok halk gösterileri, taklit deniz savaşları, hayvan avcılığı,
infazlar, meşhur savaşların yeniden canlandırılması, klasik mitolojiye dayanan
dramalar olurdu.
Kolezyum
daha sonra barınma yeri, iş dükkânları, dini kışlalar, istiham, taş ocağı,
Hıristiyan türbesi olarak çeşitli amaçlarla kullanıldı.
Günümüzde
depremden dolayı harap vaziyette olmasına ve taşlarının çalınmasına rağmen Kolezyum, Roma İmparatorluğu'nun uzun zamandan beri ikonik sembolü olarak
görülür.
Ayrıca
Roma Katolik Klisesi ile yakın bağlantıya sahiptir. Paskalya
öncesi Cuma günü Papa amfitiyatroda fener alayı düzenler.
Kolezyum'un
orijinal adı Amphitheatrum Flavium
idi. Sık - sık Flavium Amphitheater
olarak da adlandırılırdı. Yapı Flavium Hanedanlığı döneminde yapıldığından,
orijinal ismi bu uygarlığın adından gelir.
Colosseum’un
bulunduğu yerde önceden İmparator Neron’un sarayı vardı. Gösterişli sarayı savurganlığı halkın
isyanına neden oldu. Roma, Neron’un ölümünden sonra kanlı savaşlar yaşadı ve
saray da yakıldı.
50
bin kişilik, 80 kapılı bu devasa arenanın iç koridorları, içerideki insanların
birkaç dakikada tahliye edilmesine olanak verecek şekilde tasarlanmıştı.
Oturma
düzeni toplumsal sınıflara göre ayarlanmıştı.
Elbette
ki en önler, soylular için, en arkalar da köleler için ayrılmıştı.
Ancak
köleler, gösteriler başlamadan önce soyluların yerlerine bir süre oturarak
taşları ısıtırlardı!
Roma
mimarisinin en iyi örneklerinden birisi olan bu yapıdaki, dor, ion ve korint
sütunlar birçok Rönesans mimarına ilham vermiş.
Bugün
yapıdaki gözle görünebilir boşluklar ise demir boşluklarıydı.
Demirin
pahalı olduğu dönemde, Romalılar yapıdaki bu demirleri söküp, eriterek silah
yaparlarmış.(alıntı)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder