Agatha Mary Clarissa Christie
GERİLİM KRALİÇESİ
Yazı
yazarken hep hayal ederim. Onun gibi Agatha Christie gibi yazabilirmiyim derim.
Sonra düşünürüm. Zor.
Onun
kitaplarını uzun yıllardır okurum. Ne cok heyecanı saklar sayfalarının
arasında, bunu o kadar güzel yaparki…
Sayfalar
birbirini hızla kovalar, siz okurken sayfaları hangi arada çevirdiğinizi bile
hatırlayamazsınız, derdiniz sayfa değişikliği, uzanmışsanız ağrıyan kollarınız,
oturuyorsanız sızlayan boynunuz, yâda eğilmişseniz uzun süren size acı veren
sırt ağrılarınız değildir.
Derdiniz
bir sayfa sonrasının da ne olduğu değildir, derdiniz Aman Yarabbi diye merakla
okumanızdır, onların yanına kitabın içine girmenizdir. Tiplemelerle birlikte,
cinayetleri çözmeye çalışmanızdır.
Düşünün
bunları kitap sayfalarında buluyorsunuz. Bu anlattıklarım sinema perdesinde,
televizyon ekranında değil, bayağı bildiğimiz kitap ya da romanda!
Tabiki
yazılanlarin içine girersiniz, nefesiniz kesilir, bu kitabı harmanlayan,
kurgulayan, çizen, biçen içine kitap ruhu katan muhteşem bir kadın, muhteşem
bir yazardır.
O
polisiye kitapların yazarı Agatha Christie’den başkası değildir…
Onun
kitapları dünyada en çok satanlardan.
O
büyük bir usta…
Onun
İstanbul’da kaldığını biliyorum, onun Pera Palasta kaldığını da…
Burada
bir alıntıyı sizlere aktarmadan edemeyeceğim. Agatha Christie ile ilgili
enterasan bir yazı…
· W.B.
yöneticileri Hollywood’un ünlü bir medyumuna giderek bir ruh çağırma seansı
düzenlenmesini istiyor. Medyum, Agatha Christie’nin ruhuyla iletişime girdiğini
söyleyerek, şu iddiayı atıyor:
“Agatha
Christie sırra kadem basışını aydınlatacak anahtar, İstanbul’daki Pera Palas
otelinin 411 numaralı odasındadır”.
· Bu haber dünya
basınında bomba gibi patlar. Türk basını, yabancı gazete ve televizyon
temsilcileri Mart 1979’da Pera Palas Otelinin 411 numaralı odasında bir araya
gelir.
· Malum odanın
döşemesi kısmen sökülür, olay da uydu sistemi ile tüm Amerikan
televizyonlarında gösterilir.
· Kapıya yakın
yerde kocaman paslı bir anahtar bulunur.
· Pera Palas
otelinin sahibi bu noktada devreye girer; düzenlediği basın toplantısında
anahtarın otele ait olduğunu söyler.
· W.B şirketi,
medyumla yeniden görüşerek Agatha Christie’nin hatıra defterinin nerede
olduğunu sorarlar. Medyum, “anahtar olmadan asla söyleyemem” der. Anahtarı
avucumun içine almalıyım diyen medyumun isteğini yerine getirmek için malûm
anahtarın Amerika’ya gönderilmesi istenir. Pera Palas otelinin sahibi de kabul
etmez, “hayır, siz gelin” der.
· Anlaşmaya
varılır. Seans İstanbul’da yapılacaktır.
· İddiaya göre
hatıra defterinde yalnız günün esrarı değil, yazarın romanında daha gün yüzüne
çıkmamış bir çok nokta aydınlanacaktır. Çünkü, Agatha Christie vasiyetnamesinde
bir hatıra defterinden söz etmiş ama yerini söylememiştir.
· Ancak… Tam otele
gelineceği sırada otel çalışanları greve girer ve Agatha Christie ile ilgili
tüm girişimler zorunlu olarak durur. Yaklaşık bir yıl grev sürer ve sonra
otelde tadilat başlar. Peki, ne olmuştu 11 günde?
· Rivayetler
var… Kimlerine göre Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğradı. Kimilerine
göre, Agatha Christie kocasının sevgilisini öldürmek planları yapmak için
bilmediği bir yere gitti.
· Sır, hâlâ
meçhul. (alıntı)
Yazarlar
yazılarının içinde kalıyorlar diyor ünlü bir düşünür.
Doğrudur
yazılanların içinde kalınabilinir.
Birde
ciddi şekilde aksiyonlu bir kitap yazıyorsanız!
Onun
kitaplarında, karanlıklar vardır, ıssız caddeler vardır, arkalardan gelen ayak
sesleri de vardır.
Korkarsınız.
Çok korkarsınız.
Yine
onun filmlerinde kadınlar şıktırlar, erkekler yakışıklıdırlar.
Benim
söylemek istediğim bütün esrarengiz yazımlarının içinde güzelliklerde vardır…
Yazarların
en büyük hayalleri, istekleri yâda kısaca dilekleri kitaplarının çok satmasıdır.
Biliyormusunuz
ki, onun kitapları dünyada en çok satan kitaplar sırasında üçüncü sırayı
alıyor. Bu nasıl bir duygudur.
Bir
yazar olacak çok merak ediyorum.
Düşünün
yazdıklarınızı dünyanın her yerinde okuyorlar. Muhteşem…
Sizlere
yine alıntı olarak onun hayatını aktaracağım.
· İngiliz yazar, popüler edebiyatın en önemli
isimlerinden biri ve dedektif
Hercule Poirot tipinin yaratıcısıdır.
· Mary
Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır.
· Ancak asıl
ününü, yazdığı 80 dedektif romanına ve West
End
tiyatrolarında başarıyla sahnelenen oyunlarına borçludur.
· Babası
Frederick Alvah Millet, Agatha henüz küçük yaştayken öldü.
· Annesi
tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi.
· Küçük yaşta
öyküler yazmaya başladı.
· Ciddi anlamda
ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu.
· Oradayken
vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini
düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’ı (Styles’daki
Esrarengiz Olay) yazdı.
· Kitap çeşitli
yayınevinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi
tarafından kabul edildi.
· Agatha
Christie 1926’da 11 gün boyunca kaybolur.
· Bütün
aramalara rağmen bulunamaz.
· Arabası bir
göl kenarında bulunur; ağaçlara çarpmış, bavulları dağılmış bir şekilde.
· Amaç,
bellidir; “Agatha Christie göle düştü” süsü vermektir.
· Sonra birden
ortaya çıkar Agatha Christie.
· Ama hiçbir
açıklama yapmaz.
· Kimlerine göre
Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğradı.
· Kimilerine
göre, Agatha Christie kocasının sevgilisini öldürmek planları yapmak için
bilmediği bir yere gitti.
· Sır, hâlâ
meçhul.
· Hercule Poirot, zekası,
espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir
dedektiftir.
· Cinayetleri
“küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz
yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır.
· Agatha
Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine
uluslararası ün kazandırdı.
· 1928’de ilk
kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme
fırsatı bulan Christie’nin romanları 1930’larda çoğunlukla uluslararası
mekânlarda geçmeye başladı.
· Hayranlarınca
her kitabı beğenilmekle birlikte, Agatha Christie’nin edebi kaygılarla yazdığı
bazı romanlar eleştirmenlerin de dikkatini çekti.
· Agatha
Christie, İngiliz töre romanı geleneğinde yazdığı polis romanları ile dünya edebiyatında
kendine özgü bir yerin sahibi olmuştur.
NAZAN
ŞARA ŞATANA

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder