Atlantis ve Devler
Çocukken sihirli fasulye diye bir masal kitabı
okumuştum…
Annesinin tuz ve ekmek alması için para verip
şehre gönderdiği çocuk,
Sihirli fasulyeler almıştı. Annesi kızmış bahçeye
fırlatmıştı fasülyeleri. Ertesi sabah gök yüzüne uzanan ağaçlar haline gelmişti
fasülyeler. Çocuk tırmanmış ve yukarıda bir devin evine gelmişti.
İşte ilk devlerle tanışmam öyle olmuştu.
Sonra devlerle ilgili çeşitli hikâyeler,
efsaneler, filmler görmüş ya da okumuştum.
Bunların gerçek olabileceğine hiç ihtimal
vermemiştim.
Bilinmeyenleri araştırdığımda, şaşırdığım bir konu
daha çıktı olaya.
Devler.
Evet devlerden söz ediliyorlardı…
Bu devler Atlantis’le bağdaştırıloyordu. Yanı sıra
Hazreti Âdem’e kadarda çok uzun boylulardan söz ediliyordu.
Dini kitaplarda da insan neslinin, boylarının çok
uzun olduğundan da..
Değişik ülkelerde, değişik milletlerin çok uzun
boylu insanlarının varlığından söz edildiği yazıyordu…
Uzun boylu insanlara dev gibi yakıştırması
yaparız.
Ben ve benim ailemdekilerde kısa boylu değilizdir.
Uzun boylulardan sayılırız.
Ben ilkokul yıllarımda hatırlarım, şakasına
anneme:
“Yeter bu kızı fırıncıya götürün başına vursun da
daha uzamısın, bu gidişle dev olacak” derlerdi annemin arkadaşları ve ben çok
üzülürdüm.
Dev masalları da okuyup bir gün kendiminde öyle
olacağını düşünür, üzülürdüm…
Hey gidi hey…
Geçmiş günler…
Evet, geçmiş günlerde varmış zaten Devler, yani
çok uzun insanlar.
Sizlere yine bu konu ile ilgili detaylı bilgiyi
aktaracağım.
&
Buhari'nin naklettiği bir hadise göre Hz.Adem'in
boyu 60 zira idi.
Aynı rivayette insanların boylarının gittikçe
kısaldığı da anlatılmaktadır.
Hz.Nuh tufandan önce 950 sene tebliğ görevini
yürüttüğü Kuran'da açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Seylan adasında Müslümanların Adammala, "Âdem
Dağı" adını verdikleri, Portekizlilerin de "Picoli Adama"
dedikleri çok meşhur bir dağ mevcuttur.
İnsanoğlunun atasının cennetten "inişi"
sırasında ilk defa buraya basmış olduğu rivayet edilir.
Kocaman bir sağ ayak izi kayanın zirvesinde hep
görülmektedir.
Bu izin büyüklüğü için batılı bir seyyah,
"Beş ayak üç parmak uzunluğunda ve iki ayak beş parmak ile iki ayak
parmağı genişliğinde az derince bir çukur" demektedir.
İslami rivayetlerde Hz.Adem'e atfedilen devasa boy
ile orantılı olmuş olsa gerek.
Çünkü bu rivayetlere göre Hz.Adem'in boyu o zaman
o halde idi ki, başı göğe değiyor ve diğer ile denize basıyordu.
Anadolu'da da birçok yerde dev mezarları
bulunmaktadır.
İstanbul'da Beykoz'da Yuşa Tepesi'nde bulunan bir
mezarda, Yuşa Hazretleri adlı bir evliyanın yattığına inanılmaktadır.
Mezar, 17 metre uzunluğunda ve 4 metre
genişliğindedir.
Eğer açılıp incelenirse içinden dev bir iskeletin
çıkması çok doğaldır.
Kadadokya bölgesinde, yani Nevşehir, Kırşehir ve
Göreme civarında bu tür dev evliya mezarları vardır.
Ayrıca mitolojisinin devleri olan Titanları da
unutmamak gerekir.
M.Ö. 440'da yaşayan Empadokles Sicilya adasında
devlerin yaşadığından söz eder.
14. yüzyılda yazar Boccacio, yine Sicilya'da bir
mağarada bulunan 10 metrelik bir dev iskeletinden söz ediyordu.
1577'de İsviçre'de 6 m.'lik iskelet bulundu.
Yine 1500'lerde Meksika fatihi Cortez, İspanya
Kralı'na Meksika'dan getirdiği dev kemiklerini göstermişti.
Bir diğer kâşif, ünlü Macellan, 1520'de iki devle
karşılaştı, başının onun beline geldiği söylüyordu.
Keşifler çağında daha birçok ünlü gezgin,
devlerden söz ettiler.
1902'lerde bir Alman bilim adamı 350000 yıl önce
dev bir insan ırkının yaşadığını ve bilimsel açıdan bunun yakında
kanıtlanacağını söylüyordu.
Grekler'de, İskandinavlar'da, Mayalar'da ve
İnkalar'da ilk yaratılan ırkın, devler ırkı olduğuna ilişkin ortak bir inanç
vardır.
Meksika Toltekleri'nin kozmogonik inançlarında bir
dizi depremden sonra nesilleri yeryüzünden silinmiş olan "Kinamet
Devleri"nden söz edilmektedir.
Kuzey Cermen efsanelerinden Eda'larda Niflheim(1)
ve "Buzul Devlerinin" kuzeyde olduğu kabul edilir.
Edalar'da, Hymir'in ataları olduğu, "Devler
Soyu"nun Ases'ten (İskandinav iyilik tanrılarından) daha eski bir geçmişe
sahip olarak görünmeleri ile Hindular'da Asura'lar ile Deva'lardan daha eski
kabul edilmeleri arasında bir ilişkisellik vardır.
Bir yoruma göre, "Devler" soyunun bir
kadınla birleşmesinden, semavi Ases'in doğmasıyla yarı-tanrısal bir çağ
başlamış ve bunlar "Devlerle" savaşa tutuşarak önce onları yenmişler,
daha sonraları, savaşçı olmaktan ziyade barışçı olan kutsal soy Wanen'lerle
birleşen "Devler" tarafından mağlup edilmişlerdi.
Devlerden söz eden önemli kaynaklardan biri de
Tevrat'tır.
Eski Ahidin "Tekvin" bölümünde,
"Yeryüzünde Nefilim (Devler) vardı, bunlar eski zamandan (Atlantisliler)
zorbalar, şöhretli adamlardı" denmektedir.
Tevrat'ta ismi geçen Filistinli (Gittit'li) dev
Golyat'ın boyu 2,74 m. idi.
Golyat "Gath" isimli bir Filistin
şehrinden geliyordu.
Tevrat'ta Golyat'tan başka, Bashan kralı
"Og"dan da söz edilir.
Og'un boyu ise 3,96 m. idi.
Og, bir devler ırkı olan "Rafait"lerin
sonuncusu idi.
Tevrat'taki referanslar onun "Rafa"
kökenli bir grup dev'den biri olduğundan söz eder.
Ammonit'ler bu halk'a "Zamzummim"
diyorlardı ki, bu çabuk ve anlaşılmaz söz anlamındaydı.
Gerçekten de devlerin konuşmaları diğer insanlar
tarafından anlaşılmıyordu.
Tevrat'taki "Rafait" kelimesi de ölüm,
güçsüzlük ve ölümün çaresizliği anlamına gelmekteydi.
Orta Amerika'da bir zamanlar yaşamış olan
"Olmekler" de zenci devlerdi.
Olmekler, diğer bir dev grubu olan
"Tiwanakanlar" ile birlikte Peru'daki devasa yapılarda kullanılan
köle devlerdi.
Tevrat'ta Refait'lerden başka bir grup devden daha
söz edilir ki, bunlar da "Anakim"lerdi.
Anakimler Rafait'ler gibi, Kenan ülkesinin dağlık
ülkesinin dağlık bölgesinde yaşıyorlardı.
Tevrat'taki ifadelerden anlaşıldığına göre, M.Ö.
1300 yıllarında devlerin nesli tükenmişti.
Heredot, diyotorus Sicilus, Homeros, Pliny,
Plutarch ve Philostratus gibi antik tarihçileri, çağlar önce ölmüş olan
devlerden bazılarının iskeletlerini bizzat görmüş olduklarından söz etmişlerdi.
Efsanevi Atlantisliler de kendi dördüncü alt
ırklarının ortalarına doğru fiziki güzelliklerinin ve güçlerinin zirvesine
ulaşmış olan "devler" idi.
Tibetli Bilgilerin Dzyan kitabında
"Atlantisliler kendi fizik bedenlerinin büyülüğünde olan 8m. Boyunda dev
heykeller inşa ettiler" diye yazmaktadır.
Dzyan kitabının "Himalaya ötesi bölgede"
ortaya çıktığı ileri sürülür.
Bu önemli gizli öğreti, başlangıçtan beri var olan
"Kadim Kelamı", yaratılış formülünü vermekte kalmazi beşeriyetin
milyonlarca yıllık evrimini de belirli bölümlerden anlatır.
Bu bölümler içerisinde "Devler ırkı"ndan
da bahsedilmektedir.
Bir başka bilinmeyende buluşmak üzere…
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder