8 Ağustos 2017 Salı

Atlantis ve Devler





Çocukken sihirli fasulye diye bir masal kitabı okumuştum…
Annesinin tuz ve ekmek alması için para verip şehre gönderdiği çocuk,
Sihirli fasulyeler almıştı. Annesi kızmış bahçeye fırlatmıştı fasülyeleri. Ertesi sabah gök yüzüne uzanan ağaçlar haline gelmişti fasülyeler. Çocuk tırmanmış ve yukarıda bir devin evine gelmişti.
İşte ilk devlerle tanışmam öyle olmuştu.
Sonra devlerle ilgili çeşitli hikâyeler, efsaneler, filmler görmüş ya da okumuştum.

Bunların gerçek olabileceğine hiç ihtimal vermemiştim.
Bilinmeyenleri araştırdığımda, şaşırdığım bir konu daha çıktı olaya.
Devler.
Evet devlerden söz ediliyorlardı…
Bu devler Atlantis’le bağdaştırıloyordu. Yanı sıra Hazreti Âdem’e kadarda çok uzun boylulardan söz ediliyordu.
Dini kitaplarda da insan neslinin, boylarının çok uzun olduğundan da..
Değişik ülkelerde, değişik milletlerin çok uzun boylu insanlarının varlığından söz edildiği yazıyordu…

Uzun boylu insanlara dev gibi yakıştırması yaparız.
Ben ve benim ailemdekilerde kısa boylu değilizdir.
Uzun boylulardan sayılırız.
Ben ilkokul yıllarımda hatırlarım, şakasına anneme:
“Yeter bu kızı fırıncıya götürün başına vursun da daha uzamısın, bu gidişle dev olacak” derlerdi annemin arkadaşları ve ben çok üzülürdüm.
Dev masalları da okuyup bir gün kendiminde öyle olacağını düşünür, üzülürdüm…
Hey gidi hey…
Geçmiş günler…
Evet, geçmiş günlerde varmış zaten Devler, yani çok uzun insanlar.
Sizlere yine bu konu ile ilgili detaylı bilgiyi aktaracağım.

&

Buhari'nin naklettiği bir hadise göre Hz.Adem'in boyu 60 zira idi.

Aynı rivayette insanların boylarının gittikçe kısaldığı da anlatılmaktadır.

Hz.Nuh tufandan önce 950 sene tebliğ görevini yürüttüğü Kuran'da açık bir şekilde ifade edilmektedir.

Seylan adasında Müslümanların Adammala, "Âdem Dağı" adını verdikleri, Portekizlilerin de "Picoli Adama" dedikleri çok meşhur bir dağ mevcuttur.

İnsanoğlunun atasının cennetten "inişi" sırasında ilk defa buraya basmış olduğu rivayet edilir.

Kocaman bir sağ ayak izi kayanın zirvesinde hep görülmektedir.

Bu izin büyüklüğü için batılı bir seyyah, "Beş ayak üç parmak uzunluğunda ve iki ayak beş parmak ile iki ayak parmağı genişliğinde az derince bir çukur" demektedir.

İslami rivayetlerde Hz.Adem'e atfedilen devasa boy ile orantılı olmuş olsa gerek.

Çünkü bu rivayetlere göre Hz.Adem'in boyu o zaman o halde idi ki, başı göğe değiyor ve diğer ile denize basıyordu.

Anadolu'da da birçok yerde dev mezarları bulunmaktadır.

İstanbul'da Beykoz'da Yuşa Tepesi'nde bulunan bir mezarda, Yuşa Hazretleri adlı bir evliyanın yattığına inanılmaktadır.

Mezar, 17 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindedir.

Eğer açılıp incelenirse içinden dev bir iskeletin çıkması çok doğaldır.

Kadadokya bölgesinde, yani Nevşehir, Kırşehir ve Göreme civarında bu tür dev evliya mezarları vardır.

Ayrıca mitolojisinin devleri olan Titanları da unutmamak gerekir.

M.Ö. 440'da yaşayan Empadokles Sicilya adasında devlerin yaşadığından söz eder.

14. yüzyılda yazar Boccacio, yine Sicilya'da bir mağarada bulunan 10 metrelik bir dev iskeletinden söz ediyordu.

1577'de İsviçre'de 6 m.'lik iskelet bulundu.

Yine 1500'lerde Meksika fatihi Cortez, İspanya Kralı'na Meksika'dan getirdiği dev kemiklerini göstermişti.

Bir diğer kâşif, ünlü Macellan, 1520'de iki devle karşılaştı, başının onun beline geldiği söylüyordu.

Keşifler çağında daha birçok ünlü gezgin, devlerden söz ettiler.

1902'lerde bir Alman bilim adamı 350000 yıl önce dev bir insan ırkının yaşadığını ve bilimsel açıdan bunun yakında kanıtlanacağını söylüyordu.

Grekler'de, İskandinavlar'da, Mayalar'da ve İnkalar'da ilk yaratılan ırkın, devler ırkı olduğuna ilişkin ortak bir inanç vardır.

Meksika Toltekleri'nin kozmogonik inançlarında bir dizi depremden sonra nesilleri yeryüzünden silinmiş olan "Kinamet Devleri"nden söz edilmektedir.

Kuzey Cermen efsanelerinden Eda'larda Niflheim(1) ve "Buzul Devlerinin" kuzeyde olduğu kabul edilir.

Edalar'da, Hymir'in ataları olduğu, "Devler Soyu"nun Ases'ten (İskandinav iyilik tanrılarından) daha eski bir geçmişe sahip olarak görünmeleri ile Hindular'da Asura'lar ile Deva'lardan daha eski kabul edilmeleri arasında bir ilişkisellik vardır.

Bir yoruma göre, "Devler" soyunun bir kadınla birleşmesinden, semavi Ases'in doğmasıyla yarı-tanrısal bir çağ başlamış ve bunlar "Devlerle" savaşa tutuşarak önce onları yenmişler, daha sonraları, savaşçı olmaktan ziyade barışçı olan kutsal soy Wanen'lerle birleşen "Devler" tarafından mağlup edilmişlerdi.

Devlerden söz eden önemli kaynaklardan biri de Tevrat'tır.

Eski Ahidin "Tekvin" bölümünde, "Yeryüzünde Nefilim (Devler) vardı, bunlar eski zamandan (Atlantisliler) zorbalar, şöhretli adamlardı" denmektedir.

Tevrat'ta ismi geçen Filistinli (Gittit'li) dev Golyat'ın boyu 2,74 m. idi.

Golyat "Gath" isimli bir Filistin şehrinden geliyordu.

Tevrat'ta Golyat'tan başka, Bashan kralı "Og"dan da söz edilir.

Og'un boyu ise 3,96 m. idi.

Og, bir devler ırkı olan "Rafait"lerin sonuncusu idi.
Tevrat'taki referanslar onun "Rafa" kökenli bir grup dev'den biri olduğundan söz eder.

Ammonit'ler bu halk'a "Zamzummim" diyorlardı ki, bu çabuk ve anlaşılmaz söz anlamındaydı.

Gerçekten de devlerin konuşmaları diğer insanlar tarafından anlaşılmıyordu.

Tevrat'taki "Rafait" kelimesi de ölüm, güçsüzlük ve ölümün çaresizliği anlamına gelmekteydi.

Orta Amerika'da bir zamanlar yaşamış olan "Olmekler" de zenci devlerdi.

Olmekler, diğer bir dev grubu olan "Tiwanakanlar" ile birlikte Peru'daki devasa yapılarda kullanılan köle devlerdi.

Tevrat'ta Refait'lerden başka bir grup devden daha söz edilir ki, bunlar da "Anakim"lerdi.

Anakimler Rafait'ler gibi, Kenan ülkesinin dağlık ülkesinin dağlık bölgesinde yaşıyorlardı.

Tevrat'taki ifadelerden anlaşıldığına göre, M.Ö. 1300 yıllarında devlerin nesli tükenmişti.

Heredot, diyotorus Sicilus, Homeros, Pliny, Plutarch ve Philostratus gibi antik tarihçileri, çağlar önce ölmüş olan devlerden bazılarının iskeletlerini bizzat görmüş olduklarından söz etmişlerdi.

Efsanevi Atlantisliler de kendi dördüncü alt ırklarının ortalarına doğru fiziki güzelliklerinin ve güçlerinin zirvesine ulaşmış olan "devler" idi.

Tibetli Bilgilerin Dzyan kitabında "Atlantisliler kendi fizik bedenlerinin büyülüğünde olan 8m. Boyunda dev heykeller inşa ettiler" diye yazmaktadır.

Dzyan kitabının "Himalaya ötesi bölgede" ortaya çıktığı ileri sürülür.

Bu önemli gizli öğreti, başlangıçtan beri var olan "Kadim Kelamı", yaratılış formülünü vermekte kalmazi beşeriyetin milyonlarca yıllık evrimini de belirli bölümlerden anlatır.

Bu bölümler içerisinde "Devler ırkı"ndan da bahsedilmektedir.


Bir başka bilinmeyende buluşmak üzere…





Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder