Carlos Mirabelli
ÖTE DÜNYADAN ÖLENLERİ GETİRTEN,
MEDYUM.
Normal
bir eğitim görmüşsün, hatta öyle fazladan da bir şey yapmamışsın, hala kendi
doğduğun yörenin şivesiyle konuşuyorsun üstelik normal bir bilinçtesin.
Fakat!
Transa
girdiğin anda;
26
dil konuşuyorsun.
Bunlar,
Almanca, Fransızca, Felemenkçe, dört İtalyan diyaleği, Çekçe, Arapça, Japonca,
İspanyolca, Rusça, Türkçe, İbranice, Arnavutça, çeşitli Afrika diyalektleri,
Latince, Çince, modern Yunanca, Polonyaca, Suriye-Mısırca ve Antik Yunanca…
Bunlar
diller ama bunlarla da kalmıyorsun;
Tıp, hukuk,
sosyoloji, politik iktisat, siyaset, teoloji, psikoloji, tarih, doğal bilimler,
astronomi, felsefe, mantık, müzik, ruhçuluk, okültizm ve edebiyat konularında
saygın ve ciddi konuşmalar yapıyorsun!
İnanabiliyor
musunuz?
Bu
olabilir mi?
Olmuş.
Carlos Mirabelli diye biri var. Ona;
“Öteki Dünyayı
Sizin Dünyanıza Getiren adam”
Deniliyor
muş.
“Tüm
zamanların en iyi medyumu” deniliyormuş.
Hayatını
okuyunca tüylerim diken – diken oldu.
Medyum
mu - Sihirbaz mı? Anlamak mümkün değil!
Yaptıkları
akıl alır şeyler değil.
Fakat
yalnız başına bir şey yapmıyor, yaptıklarını bir kitapta yazmışta haydi ben
yaptım, yazdım inanın da demiyor.
Gösteri
yapacağı zaman eğer adına gösteri deniliyorsa önemli kişileri topluyor onların
huzurunda yapıyor.
Bir seferinde; Tanıkların içinde, Brezilya Devlet Başkanı,
Devlet Sekreteri, iki tıp profesörü, 72 tabip, 12 mühendis, 36 avukat, 89 resmi
görevli, 25 subay, 52 banker, 128 iş adamı, 22 diş hekimi ve çeşitli inançlara
mensup din görevlileri bulunuyormuş.
(Kaynak:
Zeitschrift fuer Parapsychologie, 1927baskısı)
Bir
başka yerde de şöyle yazıyor;
Mirabelli
aralarında Devlet Başkanı’nın da bulunduğu çok önemli insanoğlunun karşısında
sınanmış ve yirmiden fazla bilim adamı tarafınca test edilerek yeteneği
araştırılmıştı.
Bunları
okuyunca elbette merakınız ve benim merakım bir hayli arttı. Kimdi bu adam?
2
Ocak 1889’da Brezilya, Sao Paulo, Botucatu’da doğmuş.
Çok
küçük yaşta ondaki değişiklikler fark edilmiş. İnanılmaz ruhsal kabiliyetlerine
şahit olmaya başlamışlar. Devamlı genişliyormuş yaptıkları, her geçen zamanla
artıyormuş. Öyle ki;
Cisimleri
hareket ettiriyormuş,
Gündüz
yâda uyurken ruhsal görüntüler oluşturuyormuş.
Zamanla
öteki dünya ile ilişkiler kurmaya başlamış.
Bu
birçoğuna şarlatan biri gibi gelmiş. İnanamamışlar. Ve ona deneye tutmuşlar.
Aralarında
devrin önemli bilim adamları olan, Miguel Karl, Eurico de Góes,
Carlos de Castro ve Thadeu Medeiros’un bulunmuş olduğu bir grup uzman
Mirabelli’yi uzun süre deneylere tabi tutmuşlar ve sonunda bir şarlatanlık
olmadığına karar vermişler.
Dünyanın
her yerinden gelen bilimcilerin tanıklığı ile gözle görülür medyumik vakalar
gerçekleştirmiş.
O
zamana kadar böyle biri görülmemiş.
İnanmak
elbette çok zormuş.
Neticesinde
Ruhsal Araştırmalar Akademisi 1927
tarihinde kurulmuş “Academia de Estudos Psychicos”
Carlos
Mirabelli’nin, bir başka deneyimini de aynen aktarıyorum;
Mirabelli
28 ayrı dilde yazıyordu; oturuyor, yazmaya başlıyor ve usta bir yazarın yazma
hızını iki defa aşan bir hızla yazıyordu. İşte örnekler;
15
dakikada Polkça 5 sayfalık “Polonya’nın yeniden Doğuşu”nu,
20 dakikada Çekçe 9 sayfalık “Çekoslovakya’nın bağlarımsızlığı”nı,
12 dakikada İbranice 4 sayfalık “Slander”i,
40 dakikada Persçe 25 sayfalık “Büyük İmparatorlukların Dengesizliği”ni,
15
dakikada Latince 4 sayfalık “Ünlü Çeviriler”i,
12 dakikada Japonca 5 sayfalık “Rus-Japon Savaşı”nı,
22 dakikada Surca 15 sayfalık “tanrı ve Peygamberleri”ni,
15 dakikada Çince 8 sayfalık “Buda için Apoloji”yi,
15 dakikada Sur-Mısırca 3 sayfalık “Hukuğun Kökenleri”ni,
32 dakikada hiyeroglifle 3 sayfalık ama ne olduğu hala degizyazı edilemeyen bir text yazdı.
Bunları
okuduğumda biraz önce de yazdığım gibi gerçekten inanamadım. O kadar çok yerden
teyit ettim ki, birçok siteye girdim, birçok arkadaşıma sordum. Netice gerçeği
bu. Bu adam medyum mu? Yâda ismini koyamadığım başka bir halde mi yaşamış?
Anlamadım.
Bundan sonra
yazacaklarım iyice akıl dışı olaylar.
Bu
adam inanılmazları yapmaya başlamış.
Bir
seansta; Oturduğu yerden iki metre havaya fırlamış ve orada iki dakika kalmış.
Öylesine havada, boşlukta…
Bir
istasyonda dostlarının ve oradakilerin gözleri önünde kaybolmuş.
Onbeş
dakika sonrasında 90 km uzaklıktaki bir istasyondan telefonla aramış, iki
dakika sonra da her kesin gözü önünde tekrar ortaya çıkmış.
Gene
hep birlikte; Nasıl yani? Diyoruz.
Bitmedi;
Dudaklarınızı
uçuklatacaklar geliyor…
Mirabelli,
ölenleri getirmeye başlamış.
Biranda
ortaya çıkıyorlar, nefes alıyorlar, kalp atışları mevcut ve konuşuyorlar.
Üstelik orada olanların bazen yakınları oluyor bazen yeni ölmüş bir rahip yâda
önemli biri.
Hatta
büyük salonlarda da bu seanslarını yapıyor. Doktorlar gelenlerle konuşuyor,
muayene ediyor, orada bulunanlar resimlerini çekiyorlar. Seans sonrası bütün
salondakiler gördüklerinin gerçek olduğunu bir kâğıda imza atarak
tescilliyorlarmış. Zaten nasıl gerçek olmaz ki resimleri çekiliyor.
Aklın
durduğu, nefesin zorlaştığı anlar bunlar.
Görenler,
gördüklerine inanamazken, doktorlar yaptıkları muayeneyi biliyorlar, kalp
atışlarını dinleyip sohbet ettiklerinin biraz sonra önce ayakları olmak üzere
kayboluşlarına şahit olduklarından ne yaşadıklarına anlam veremiyorlarmış.
Mirabelli
bir insan mıydı?
Deneyler
artırılmış.
Hiçbir
neticeye varılmamış.
Ve
o sırlarıyla öte dünyaya gitmiş. Geride;
“Mirabelli
Mucizeleri”
kalmış.
Biz
okurken bile anlayamadığımız bu olaylara orada olanlar bire bir yaşamışlar.
Düşünüyorum da kolay yaşanılır şeyler değil bunlar, insan gerçekten aklından,
fikrinden olur.
Ben
biraz soluklanacağım, sizlere de tavsiye ederim.
Nazan
Şara Şatana
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder