Denizin dibindeki Cennet Kekova,
Kaynaklara çoğu kez "Kakava" diye geçmiştir.
4.5 km²'lik yüzölçümü olmakla birlikte bu adada kimse
yaşamamaktadır.
Kekova;
Üçağız (Teimiusa) ve Kale (Simena) köylerinin karşısında uzanan 7.4 km. uzunluk
ve yaklaşık 500 m. genişliğinde ince uzun bir adadır.
Kekova
adı son yıllardaki güncelliğinden dolayı turizm ve korumacılık alanlarında da
sıkça kullanılır olmuş, Çayağzı'ndan (Andriake) yapılan tekne turları
"Kekova Turu" olarak anılmaya başlamış, daha da önemlisi ada ve
çevresindeki arkeolojik doğal koruma alanları "Kekova Sit Alanı"
olarak adlandırılmıştır.
Bu çevrede bugün "Batık Kent" olarak
adlandırılan adanın kuzeybatı kıyılarındaki kalıntılar en az İ.Ö. 5. yy.'dan
beri ticari ve askeri üs olarak kullanılmış olan Kekova'nın en renkli
köşesidir.
Tersane
koyu ise hem yüzülebilecek tek yer hem de Bizans dönemine ait bazilika apsisi
ile arkeolojik kalıntıların en yoğun olduğu alandır.
Enteresan bir yerden söz edeceğim bu gün
sizlere. Kekova’dan…
Buranın garip bir hiyakesi var önce onu
aktarmalıyım. İtalyan işgalinden sonra adanın hangi ülkeye ait olacağı
tartışılmış.
Bu hatta bayağı bir sürede gündemi meşgul
etmiş. Sonra yani 1932 yılında bir anlaşma ile Türkiye’ye bırakılmış.
Burası çok kıymetli bir yer, görülmeye değer
bir yer, tarih burada, doğa inanılmaz cömert.
Huzur arıyorsanız buraya geleceksiniz, tarihe
meraklıysanız burada olmalısınız. Vay canına demek istiyorsanız yeriniz
burasıdır.
Şaşırmamak ne mümkün su altında bir şehir var
ve siz onu su üstünden görebiliyorsunuz. Buranın bir adı da batık şehir… Altı
cam olan teknelerle geziyorsunuz ve aşağıda balıkları gördüğünüz kadar Likya
uygarlığından kalmış antik eserleri de izliyorsunuz…
Burası
hakkında çok fazla bilgi yok. Araştırdıklarım hep aynı şeyleri yazıyordu. Ne
yazıkki tam anlamı ile bilgi edinemedim. Gerçekten yazımın başında da
söylediğim gibi enteresan bir yer. Şöyle özetleyebiliriz.
Antik
kentler var burada.
İnsanları
olmayan bir ada.
Antik
şehirlerle iç içe yaşayan köylüler.
Tam
bir akdeniz kasabası Kekova…
Demre
– Kaş ilçesine bağlı Üçağız’ın merkezinde bir bölge…
Kekova
adasıda kıyıya parelel uzanıyor…
Burada
çok güzel yerler görüyorsunuz.
Şarap
mahzenleri görüyorsunuz,
Lahitler,
Roma
dönemi kilise kalıntıları,
Likya
tipi kaya merazları,
Şarap
mahzenleri,
Bir
sürü antik kalıntılar…
Düşünsenize
sizler buraları su altında olarak görüyorsunuz…
Bunları
ya da bir kısmını…
Kekova şimdi sit alanı… 18 Haziran 1990
yılında Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından sit alanı ilan edilmiş.
Burada yüzme ve dalışlar iiçin önceleri
hükümet tarafından özel izin alınıyormuş. Sonra tarihi batık olanlar
haricindeki yerler serbest bırakılmış.
Kekova 2.yüzyılda depremler sonucu su altında
kalmış. Burası likya’nın çok önemli yerlerinden, ticaret merkezlerinden
biriymiş.
Yazık olmuş.
Kekova Adası su altı arkeolojisi için de çok
önemli bir yer.
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder