19 Ağustos 2017 Cumartesi

Eski Mısır’da resim yapmak kutsalmış.
Ressamlar çok önemliymişler…



Sanatın her türüne elbetteki gönül vermişim. Âşık olmuşum. Bunlardan biride resim değil midir?
Resim yapmak. Yağlıboyalarla, tuvallerle ve fırçalarla birlikte olmak!
Oh ne saadet...
Ben resim galerilerine giden ve orada kendini kaybedenlerdenim. Uzunca kalmayı yeğlerim. Resimlere bakarken ressamla empati yapmayı yaparım sanki olabilirmiş gibi. Resmin içine girmek isterim, sanki yapabiliyormuşum gibi. Denerim de denerim. Bir çok şeyi gönül ister istemesine de ne kadarı olur?
Olmasın önemli değil ki…
Önemli olan benim onu düşünmem, onu izlemem, ondan keyif almam. Daha ne olsun!
Resim böyle bir şey iste. Konuşturur sizi. Ne gariptirki ressamlar çok konuşurlar. İçlerindeki fırtınaların kaçta kaçını tuvala yansıtabilirlerki, demekki bir kısmı kalır oda sözlü edeyibayatta yani sanatın bir başka kutsal tılsımında kendine yer edinir…
Resim çoook eskilerde keşfedilmişlerin ilkinde kendini gösterir.
İlkel insanlar, ya da ilk insanlar bile resim yapmayı biliyorlarmış.
Çok akıllıca ve güzelce…
Mağaralarda yaptık ları resimler bilmem kaç asırlar sonrasında bile hala bulunabiliyor ve görülebiliyorsa bayağı bir emek verilmiştir hemde o zamanlarda ve o insanlarda.
Sanat böyle bir şey işte…
Düşünün belki eti pişirmeden yiyorlardı ama resim yapmasını biliyorlardı…
Sanat insan hayatının ilk dönemlerinden itibaren hep onunla, onu tamamlayan, onu terk etmeyen bir yaren…

Resimler:

Eski Mısır’daki resim sanatından söz etmek istiyorum sizlere.
Resim yapmak kutsal bir şeymiş o zamanlar…
Ebediyete ulaşağını düşündüklerinden büyük tapınaklarda, mezar anıtlarında resimler kullanılmış.
Ressamlar çok önemliymiş.
Onlar için duvar süslemeleri de bir o kadar değerliymiş. Bütün duvarları resmederlermiş. Neler yaparlarmış diye baktığımızda:
-        Basık röfley şeklinde olanlar,
-        Üzeri boyanmış kabartmalar,
-        Çeşitli resimler,
-        Hiyeroglif yazılar,
-        Yüzey içine oyulmuş kabartmalar, mezarların içinde karakteristiği olanlar…
Bunlar çoğunlukla Thebes Şehri çevresinde.
Ünlü kral ve Kraliçeler vadilerinde…
Bu mezarlar sadece firavunların değil, soylu kişilerin mezarları da böyle özenle ve resim sanatı kullanılarak yapılıyormuş.

Mısır resim sanatında ne tür konular işleniyormuş diye baktığımızda gözümüze çarpanlar ise şöyle:
-        Tanrılar resmediliyormuş,
-        Günlük hayat olabiliyormuş,
Bir detay varmış.
Bunlar her dönem böyle olmuyormuş. Birde dinsel kavrayış var haliyle… Çağlar ve bölgeler anlamında değişiyormuş.

Mezar resimlerinin konuları en genelde şöyle oluyormuş.
-        Ölü gömme töreni,
-        Mumyalanmış cesedin nil Nehri üzerinde bir salla, kaya mezarına götürülüşü,
-        Törene katılan insanlar,
-        Ölünün gereksimi olan eşyayı ve besinleri taşıyan figürler,
-        Gurup halinde ağlayan kadınlar,
-        Mumyalanmış bedene rahibin yaptığı işler,
-        Şarkıcılarla arpist çalgıcılarının eşliğinde ölü yemeğinin yenilmesi…

Bundan başka, gündelik hayatın resmedildiği mezar resimlerinde:
-        Günlük hayat ve çalışma hayatını anlatan resimler.
Tekrar dirilileceklerine inanıldığından;
-        Ölümden sonrasını,
-        Hayatın bütün görüşlerini gösteren duvar resimleri…

Bazı inanışlarda:
Ölenle birlikte hizmetçileri ve kölelerinin hatta hayvanlarınında birlikte gömüldüğü söyleniyormuş ama bunun aslı olmadığı onların sadece resimlendiği biliniyormuş.
-        Büyük firavunlarının mezarlarında yönetim hayatlarını anlatan resimlerde oluyormuş.
-        Esirlerin zincirlenmiş resimleri de olurmuş.
-        Savaş resimleri olduğu gibi,
-        Zafer resimleri de varmış.
-        Firavunların tanrılara adak adarken resimleri olurmuş.
-        Soyluların mezarlarındaki resimler daha içten daha samimiymiş.
-        Gündelik hayattan kesitler gösteriliyormuş bu resimlerde…
-        Ölüye getirilen yemeklerde,
-        Balıklar, güvercinler, dans eden kızlar, adak hayvanlarının kurban edilişi, çalışanların görüntüleri, gemi inşası, marangozluk, taş yontanlar, işçilerin tasvirleri de olurmuş.
Bunlardan başka:
İnsan biçiminde tasarlanan tanrıların hayvanlarla bağlantıları resmedilirmiş. Şöyleki:
-        Hayvan başlı insan vücutlu tasvirler…
-        Mısır resimleri kayaların yüzeyine de yapılıyormuş.
-        Fırça yerine saz ve kamış sapları kullanıyorlarmış.
-        Daha sonrada palmiye liflerinden fırçalar yapmışlar.
-        Ressamlar duvarlara önce kil tabakası ile sıvıyorlarmış,
-        Üzerine ince bir alçı tabaka yapıyorlarmış.
-        Onun üstüne de resim yapıyorlarmış.
-        Deniz kabuklarını ve küçük kâseleri boyalarını koymak için kullanıyorlarmış.

Mısır resimlerinin dünya sanat tarihinde bu kadar yer bulmasının en büyük nedeni de üslup özelliklerinden kaynaklanmaktaymış.
Figürler ve olayların işlenişindeki derinlik duygusunun ötesinde düz bir yüzey anlayışı içinde resmedilişinden kaynaklanıyormuş.
Resimlerde:
-        Bacaklar profilden,
-        Gövde ve omuzlar cepheden,
-        Yüz profilden,
-        Gözler daima cepheden gösterilmiş.
-        Resim yüzeyindeki boşlukları yazı ile doldurmuşlar.
-        Resimlerdeki boyutlar figürün dinsel ya da toplumsal değerlere göre şekilleniyormuş.
-        Firavunlar ve tanrılar öteki insanlardan daha büyük yahılırmış.
-        Soylu, hizmetçi veya köle statülerine göre farklı büyüklüklerde yapılırmış.
-        Tutsaklar diz çökmüş halde resmedilirmiş.

Ressamlar ne tür boyalar kullanırlırmış:
-        Doğal nesnelerden elde edilirmiş. Özellikle kök boyaları kullanılırmış.
-        Dövülmüş emaye, is birikintileri ile karıştırılarak renkler elde edilirmiş.
-        Boya malzemeleri suyla karıştırılıp inceltilirmiş. Çamsakızı eriyiği ile kapışkanlığı sağlanırmış.
-        Kadın giürlerinde yüz ve beden rengi, erkek figürlerinden daha açık boyanırmış.
-        Genelde elbiseler beyaz olurmuş.

Mısır’da o dönemlerde ressamlara çevre çizgisi çizenlerde denilirmiş.
-        Mısır resim sanatında papürüs üzerine yapılan resimlerde oldukça revaçtaymış.

Hala Mısır’da bazı şeyler süregelmekte…
Papürüs resimler oraya giden turistlerin tercihleri arasında yerlerini almaktadır…

Resim yapmak da izlemekte sadece ruhu okşamıyor bakın bu anlattıklarımızda olduğu gibi bizi bilgilendiriyorda…

Sevgiyle kalın…

Nazan Şara Şatana





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder