Ganimet Türkleri
Ganimet;
mağlup edilen, harpte zapt edilen silahlar, binek hayvanları, köleler ve bütün
diğer emval-i menkûledir.
Almancılar
Peki, Ganimet
Türkler nedir?
Bir
arkadaşım Ganimet Türkler hakkında niye bir şey yazmıyorsun dediğinde şaşırdım!
Bu konuda bilgi sahibi değildim.
“Araştırayım.
Öğrenip yazarım.”
Gerçekte
Ganimet Türkler diye bir deyim var. Bu konuda bir de TRT bir belgesel
hazırlamış. Ben okuduklarımı alıntı olarak sizlere aktarıyorum.
Türkler
14. Yüzyıldan beri Alman topraklarında yaşıyorlarmış. Almanya’da Türkler; bu
günkü Alman devletinden ve bayrağından daha eskiymiş…
Tarihçi
Latif Çelik ve gazeteci-yazar Akif Emre'nin danışmanlık yaptığı ve araştırmacı
Dr. Rıdvan Şentürk'ün metin yazarlığını üslendiği belgeselde, bugünkü Almanya
henüz kurulmamışken Türklerin, Alman topraklarında; hizmetçi ve köle olarak
çalıştırıldığını belgeliyor.
İki
ay süren çekimlerin ardından hazırlanan belgesel, Almanya'ya sosyal, kültürel
ve ekonomik alanda sağladığı katma değerin çok yüksek olduğunu ortaya
çıkartarak yaygınlaşmış sosyal ve siyasi saptırmaları da çürütürken,
"ezber bozacak" nitelikteki gerçeklerin günışığına çıkmasını
sağlıyor.
Türklerin Almanya'ya ayak basışının günümüzden 7 asır öncesine kadar uzanmasının belgelerini ilk kez ekrana taşıyan belgesel, toplumsal hafızadan silinmiş birçok çarpıcı bilgiyi de izleyicilerle paylaşıyor.
Türklerin Almanya'ya ayak basışının günümüzden 7 asır öncesine kadar uzanmasının belgelerini ilk kez ekrana taşıyan belgesel, toplumsal hafızadan silinmiş birçok çarpıcı bilgiyi de izleyicilerle paylaşıyor.
Almanya
henüz kurulmamışken Türklerin, Alman topraklarında; hizmetçi ve köle olarak
çalıştığına dikkat çekiliyor.
Belgesele
göre, modern Almanya günümüzden 139 yıl önce kuruldu.
Almanya'daki
'ilk, Türk esir kampı Baden Wrüttenberg'te 613,
İlk Türk kahvehanesi Würzburg'ta 312,
İlk
Türk Mezarlığı Hasenheide'da 211,
İlk
Türk oteli de Obenburg'ta 130 yıl önce açılmış.
Almanya'daki
gurbetçilerimizin macerası ise sanıldığı gibi 1961'de değil 1908'de
Dresden'deki Yenice
(Yenidze) sigara fabrikasında başlamış.
Bunları
okuduktan sonra Almanya’ya bilinen ilk işçilerin hangi tarihte gittiklerini
araştırdım. Almanya'ya İlk İşçiler
1961'de Gitmiş. Federal
Almanya, ülkede gittikçe büyüyen işçi açığını gidermek adına 1955 yılı
sonrasında İtalya, Yunanistan ve Portekiz gibi Akdeniz ülkelerinden işçi almaya
başlamış. Türkiye’den işgücü sorununa ilişkin çözüm teklifinin iletilmesi
üzerine de 31 Ekim 1961’de Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Almanya Federal
Cumhuriyeti Devleti arasında:
“Türk İşgücü Anlaşması”
İmzalanmış
ve ilk resmi Türk işgücü göçü başlamış…
Birçoğumuz
hatırlıyordur. O zamanlar ya yakınlarımızdan ya da mahallemizden birilerinin
babaları Almanya’ya işçi olarak gitmişlerdi. Çok net hatırlıyorum benim bir arkadaşımın
annesi de gitmişti. Almanya’ya giden babalar bir süre kalacaklar ve eşlerini
çocuklarını aldırtacaklardı. Bir kısmı da söylediğini yaptı ama bildiğimiz,
duyduğumuz filmlere konu olanlardan bir kısmı da oradaki değişik hayatın
etkisinde kaldı. Eşinden çocuklarından vazgeçti. Alman bir bayanla hayatını
birleştirdi.
Almanya’da
çalışanlara Almancı dedik ve öylede kaldı isimleri. Almancılar, Almanya’da zor
koşullarda çalışıyorlardı. O dönem mark kazanıyorlar, markları kuruş – kuruş
biriktiriyorlardı. Tek hayalleri memleketlerinden ev almak kira derdinden
kurtulmak, birde bir dükkân ya da bir başka iş yeri açarak yaşadığı sıkıntılı
para biriktirme yıllarından sonra refaha kavuşmaktı.
Doğru
bunları yapanlar oldu. Yapmayanlar ya da yapamayanlarda oldu. Dönenlerden ziyade
dönmeyenler oldu. Almanya’ya alıştılar. Doyduğun yer evimdir diyenler oldu.
Çocuklarım yabancı dil bilerek büyüyorlar diyenler oldu. Almanya’daki yaşam
seviyesine alıştıktan sonra tekrar köyüne dönemeyeceğini anlayanlar oldu.
Dönmediler. Birçok sıkıntı yaşayanların yanı sıra bir süre sonra orada da güzel
işler yapanlarda oldu. Bütün bunları daha uzunca anlatmak istiyorum ama o
dönemlerde Almanya’ya nasıl gidiliyordu kısaca birde bundan söz etmek istiyorum.
Almanya’ya
gitmek için yapılacak ilk iş:
Yabancı
işçi istihdam edecek olan Federal Alman işvereni, İş ve İşçi Bulma Kurumu’na
başvurmak oluyormuş.
Bu büro da Türkiye’deki Alman İrtibat Bürosu
kanalıyla Türk-İş ve İşçi Bulma Kurumu’na gerekli formları gönderiyormuş.
İşçilerin
kontenjanı, başvuranların sağlık muayenesinin yapıldığı Türk hastanelerinde
yapılırken, teknik yönetim ve karar Alman hekimlerince muayene edilerek
alacakları tam sağlam raporuna bağlıymış…
Rapor
alındıktan sonra, sıra Almanya’dan gelecek olan davet mektubuna geliyormuş. Bir
süre sonra gelen davetle İstanbul’dan trene biniyorlarmış.
Üç
gün süren tren yolculuğundan sonra Münih’te gidecekleri kentler belirleniyormuş.
Türk
işçilerin Almanya’da ki yaşamları da başlamış oluyormuş.
Belgeselin
içeriğini öğrendikten sonra Almanya’ya giden işçilerimizin ya da Almanya’daki
Türk’lerin ilk o dönem gidenler olmadıklarını da böylece öğrenmiş olduk. Bakın
bir yerde bu konu ile ilgili neler yazıyor.
Türklerin
Almanya'ya ayak basışının günümüzden 7 asır öncesine kadar uzanıyormuş.
Alman
şair ve edebiyatçı Goethe'nin anne tarafından soyunun Selçuklulara uzanıyormuş.
(Goethe’nin
anne tarafından Türk soyundan gelen “Sadık Selim Sultan” adında bir Selçuklu
beyine ulaşıyormuş.)
2.
Viyana kuşatmasında esir düşen Yeniçeri Mehmet Sadullah efendinin günümüzde Alman
ekonomisine milyarlarca Avroluk dinamizm sağlayan kahve kültürünün öncüsüymüş.
Kanuni
Sultan Süleyman döneminde
Avrupa'da doruğa çıkan Türk korkusunun 'Avrupa Birliği' oluşturulması fikrinin
hayata geçirilmesinde 'ilk adım' olduğuymuş.
Aslında
hiç mütevazı olmamamız gerek… Dünyanın her tarafında bizden bir iz bulmanız
mümkün.
Nazan
Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder