MAHPEYKER
VALİDE SULTAN
“Fakirlere bir daha kimseye muhtaç
kalmayacakları şekilde yardım ederdi.”
Size Mahpeyker Valide sultandan söz
edeceğim. Uzun uzadıya onun kim olduğunu anlatmayacağım. Ben onun yaptığı
güzelliklerden, iyiliklerden söz edeceğim ve yüreğindeki insan sevgisini
anlatacağım. İnsanları sevmeyen fakirleri sevmez, yetim ve öksüzlere yardım
etmez, genç kızlara çeyiz hazırlayıp evlendirmez, hatta cariyelerini azat edip
çeyizlendirip evlilik yaptırmaz. Borçtan yatanların paralarını ödetip serbest
bıraktırmaz. Bütün bunların yanı sıra bir sürü hayratlar yapmaz.
Mahpeyker Vâlide Sultan, Sultan I.
Ahmed Hân’ın hanımı, Sultan IV. Murâd ile Sultan İbrâhim Hân’ın anneleri… Kösem Sultan da denen Mahpeyker Sultan, Ahmed
Hân’ın genç yaşta vefâtı ile 27 yaşında dul kalmış. Sultan IV. Murâd Hân’ın 11 yaşında tahta
geçmesi ile Vâlide Sultan olmuş. Zekâsı, kâbiliyeti, devlet işlerindeki ince
anlayışı ile iki oğluna da yardım etmiş. 30 sene devletin idâresinde başarılı
hizmetleri görülmüş.
Çok hoşuma giden bir cümle:
“Fakirlere bir daha kimseye muhtaç
kalmayacakları şekilde yardım ederdi.”
Hani bir şeyi çok beğendiğimizde
deriz ya bayıldım! İşte aynı böyle oldu. Kösem sultanın yaptığına bayıldım.
Fakire sadaka verirsiniz, belki o gün karnını doyurur ertesi günü gene açtır
yine dilenecektir. Fakir çünkü o! Fakiri imkânın varsa; iş verebiliyorsan, aş verebiliyorsan
onu fakirlikten kurtarabiliyorsan işte mesele buradadır. Bunu yapabilmek
kimlere nasip olur? Böyle yürekleri altın olup pırlanta taşlarla bezeli
olanlara!
Bazı tarihiler onu çok katı
anlatırlar, hatta zalim diyenler vardır. Ben bu kadar hayır yapan, bu kadar
çalışkan halkıının arasında olan birinin zalim olacağına inanmıyorum. Nur
içinde yatsın.
Bakın her sene recep ayında kıyafet
değiştiriyormuş ve hapishanelere gidiyormuş? Ne yapıyormuş orada biliyor
musunuz? Borç yüzünden hapse girenleri tesbit ediyor, onların borçlarını ödüyor
ve onları hapisten kurtarıyormuş. Bu iyilik değilmidir? Bu büyük bir kalbin
sahibi olmak değilmidir?
Şimdi yazacağımda çok hoşuma gitti.
Hizmetinde çalışanarı da unutmazmış. Cariyelerini eğitirirmiş. Onlara çeyiz
verirmiş, uygun görülenlerle de evlendirirmiş.
Cariyeler için yaptıkları muhteşem.
Bu güzel yürek sahibi olmak değilmidir?
Çok ayracılıklı yaptığı bir şey daha
varki, bu konuda çok hassas ve yüreğimizin ısındığı bir güzellik. Yetimleri,
kimsesizleri araştırtırmış. Düşünün lütfen yaptığının büyüklüğüne bakın.
Yetimleri araştırıyor erkeklere iş, kızlara çeyiz veriyor. Ardından evlendiriyormuş.
Bunlar ne büyük hayırlar!
Mekke-i Mükerreme ile Medîne-i
Münevvere’deki fakirlere, Sürre Alayı ile gönderilmek üzere, vakıflar da
bulunmuş… Hay maşallah!
Birde yaptırdıkları varki1 saymakla
bitirmeyeceğimiz kadar çok. Ancak bir kısmını sizlere aktarabileceğim.
Üsküdar’daki
Çinili Câmii’ni ve yanındaki mektep, çeşme, dârülhadîs, çifte hamam ve sebili
inşâ ettirmiş…
Boğaziçi’nde
Anadolu Kavağı, Fâtih’te Vâlide Medresesi Mescidi ile Çakmakçılar Yokuşu’nda
büyük Vâlide Hân’ı ve içindeki mescidi yaptırmış.
Rumelide
milyonlar değerinde vakıfları ve hayrâtı varmış.
Yeni
Câmi’nin temeli onun tarafından atılmış…
Ne kadar garip!
Böyle bir sultan; 1651’de çıkan bir
isyân sırasında Topkapı Sarayı’ndaki âsiler tarafından şehîd edilmiş. Sultan
Ahmed Hân’ın, Sultanahmed Câmii yanındaki türbesine defnedilmiş.
Ben en yakın zamanda onu ziyaret
edeceğim, Allah kısmet ederse dualar okuyacağım…
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder