18 Ağustos 2017 Cuma

Malatya

Malatya şehri ilk Bahçebaşı kasabası içindeki Aslantepe höyüğünde oluşmuş.


Benim kan kardeşim, can dostum Belkıs Akkale Malatya’lıdır. Babası Abdullah Amcam annesi Fatma Teyzem Malatya’lıydı… Benim çok ama çok eski olup eskimeyen dostum Belkıs Akkale ve ailesinden Malatya hakkında ne çok şey öğrenmişimdir.
Yemeklerinizi bilirim.
Adetlerinizi bilirim.
Büyüğe saygınızı bilirim.
Küçüklere olan güzel sevginizi bilirim.
Yüreklerinizin çok kıymetli duygularla kaplı olduğunu bilirim.
Belkıs’ı bilirim. O benim tanıdığım nadide insanlardan biridir. Onu tanımak bile şanstır. Birde onun Memleketini çok sevdiğini bildiğimden, Fatma Teyze ile Abdullah Amcanın her zaman sıla hasreti ile memleketlerinden söz etmelerinden de sizleri ve memleketinizi bu kadar iyi tanıyorum.
Selahattin Alpay’ı da iyi tanırım. Malatya - Malatya türküsünü ne kadar yürekten hissederek isteyerek okur. Onu da çok uzun yıllar öncesin den tanırım. İsmini sayacağım o kadar çok ünlü Malatyalı dostum arkadaşım var ki. Ben isimlerini saymayayım da sizlere onlarla ilgili hatıralarımdan, onların yaptıklarından zaman – zaman köşemde söz edeyim. Ya da onlarla yaptığım röportajları sizlerle paylaşayım.
Yazılara geçmeden önce Malatya’nın tarihini kısaca öğrenmeliyim diye düşündüm. Sonra sizlere Malatya’nın tarihiyle ilgili araştırmalarımın yazılarını mutlaka aktaracağım. Benim Mitolojiye olan yakınlığımdan da sizlere dem vuracağım.
Malatya tarihini incelediğimizde neler edindik…
Kervan yolları oradan geçermiş.
Hangi tarihlerde derseniz çok eskilerde…
M.Ö. XX  ve  XIX. 
Yüzyıllarında…
Buralar kervan yollarının kesiştiği bölümmüş.
Önemini anlamanız için diyorum…
Birkaç eski isimlerinden örnekler vermek gerekirse:
MALDİA, MELİT, MELİDE ve MELİTEA diyebiliriz. Bunları Asur ve Urartu kaynaklarından öğrenmişiz. Burasının aynı zamanda çok önemli bir özelliği daha var. (alıntı)
M.S. I. y. y.da  Aslantepe  Höyüğündeki bu  yerleşim  birimi bugünkü Eski Malatya üzerine  kaymıştır.
Dolayısıyla bu  tarihten itibaren  1836  yılına kadar geçen ve Malatya tarihi olarak anlatılan bölüm aslında Battalgazi İlçesinin tarihidir.
Devam ediyor ve diyor ki:
Romalılar  ve  Bizanslılar   döneminde   büyük   bir   şehir   haline   gelen Eskimalatya  etrafı  surlarla çevrilmiş, doğuda askeri bir üs olarak önem kazanmıştır.
Bizans egemenliğinde olduğu halde yıllarca Sasanilerin akınına  uğramış, VII. y.y.dan X.y.y.a kadar Araplarla Bizanslılar arasında el değiştirmiştir.
Araplar  tarafından MALATİYA adıyla anılan kent 1101 yılında Danişmentlilerin, 1105 yılında Anadolu Selçuklularının, 1399  yılında ise Osmanlıların eline  geçmiştir.
1401 yılında Timur’un ordusu tarafından yağmalanmıştır.
Daha sonra  Osmanlılarla Memluklular arasında çekişmeye konu olmuş ve Dulkadiroğlularının yönetimine girmiştir.
1515’de I. Selim’in Osmanlı topraklarına kattığı kent daha sonra Dulkadiriye Eyaletine bağlı Malatya Sancağının Merkezi yapılmıştır.
Battal Gazi’den söz etmeden buraları tamamlamak ve Malatya yazısı yazıp onu anlatmamak mümkün değil.
Battal Gazi veya Seyyid Battal Gazi 8. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen ve hakkında çeşitli inanışlar bırakmış bir lidermiş.
Hüseyin Gazi’nin oğluymuş.
Battal Gazi, Malatya'da doğmuş…
Doğduğu ve yaşadığı evin yeri halen mevcutmuş.
Battal Gazi’yi detaylı yazmıştım. Malatya’da bir gazetede yazacağımı hiç düşünmemiştim. Şimdi çok iyi demekteyim.
Sizlerle buluşacağımız o kadar çok anlatılası olaylar, yaşamlar var ki. Zengin olacak buluşmalarımız.
Malatya Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar yetiştirmiş bir şehirdir.
Malatya büyük iş adamları,
Devlet sanatçıları,
Tiyatro sanatçıları,
Starlar,
Ses sanatçıları yetiştiriş bir şehirdir.
Malatya;
Bilim adamları, doktorlar yetiştirmiş bir şehirdir.
Malatya ne yetiştirmişse yetiştirmiş mutlaka en iyisini yetiştiriş bir şehirdir.
Ben bu türküyü çok severim.
Hakkı Coşkun ve Malatya…
Malatya – Malatya
Bulunmaz eşin
Gönülleri coşturur ayla güneşin
Aman anom aman anom Kernekli misin?
Kerneğe gelmeye yeminli misin?
Malatya’yı baştanbaşa çiçek bürüdü
Tanrı takmış alnına yeşil zümrüdü
(Malatya’nın gençleri almış yürümüş)
Aman anom aman anom Kernekli misin?
Kerneğe gelmeye de yeminli misin?

Malatya’ya yürekten selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum.


Ben gazeteci – yazar;  Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder