Sabah
gülümseyerek uyandı
Rabbim bir gün
daha hediye etmişti…
Birkaç
kişi aynı anda aynı yere bakar. Bazen gördükleri, güneşin batışıdır.
İçlerinden
biri;
“Bu
gün de akşam oldu.”
Bir
diğeri;
“Boşa
gitti bu günüm doğru dürüst bir şey yapamadım.”
Bir
diğeri ise;
Güneş
güne veda ediyor
Renkler
kucağında toplu
Karanlıkla
baş başa kalmak
Güneşin
renkleri kadar sevmek,
Üstelik
gizemleri eklemek,
Eğlenceyi
düşünmek,
Elimizde…
Bilmek, görmek…
Baktığımız
güzelse,
Gündüzün
çaresizliğine üzülmem,
Gülümser
geceyi düşünürüm
Güzellikleri
davet ederim.
Bakın
renkler farklı, değişiyor.
Allah’a
şükürler olsun ki
Bu
güzelliği görmeye bize fırsat veriyor.“
Bu
bir dünya görüşüdür herhalde. Bu hayata bakıştır çoğunda… Bu umuttur, bu güzeli
seçmektir aslında… Aslı da bu yaşamayı hissetmektir sanırım…
Bu
görmeyle alakalı, sadece bakmak yetmez ki…
Bu
hissetmeyle ilgili sadece yaşamak kâfi değil ki…
Ben
uzun yıllardır bardağın dolu olan tarafından bakmaya çalışıyorum. Yıllarım heba
olmuş boş tarafta boşluğa bakıp kendimi boşlukta kaybolmuş hissederek…
Hep
kalp çarpıntılarım olmuş, korkularım, heyecanlarım.
Kim
bilir belki de adı onun gençlikti.
Hani
çok genç olmak!
Yirmiler
– otuzlar hatta kırklar.
Bunun
adı gençlik, bunun adı yaşam, bunun adı güzeli görmek…
Yol
ışığım, Hazreti Mevlana diyor ki:
Biz
güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...
Bir
katre olma, kendini deniz haline getir
Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin
Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin
Beri
gel, beri!
Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Günlerinizin
ışıl – ışıl olması, yüreklerinizin sıkıntısız, ferah ve olumlu duygularla
bezeli geçmesini diliyorum…
Nazan Şara
Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder