19 Ağustos 2017 Cumartesi



Sabah gülümseyerek uyandı
Rabbim bir gün daha hediye etmişti…




Birkaç kişi aynı anda aynı yere bakar. Bazen gördükleri, güneşin batışıdır.

İçlerinden biri;
“Bu gün de akşam oldu.”

Bir diğeri;         
“Boşa gitti bu günüm doğru dürüst bir şey yapamadım.”

Bir diğeri ise;
Güneş güne veda ediyor
Renkler kucağında toplu
Karanlıkla baş başa kalmak
Güneşin renkleri kadar sevmek,
Üstelik gizemleri eklemek,
Eğlenceyi düşünmek,
Elimizde… Bilmek, görmek…
Baktığımız güzelse,
Gündüzün çaresizliğine üzülmem,
Gülümser geceyi düşünürüm
Güzellikleri davet ederim.
Bakın renkler farklı, değişiyor.
Allah’a şükürler olsun ki
Bu güzelliği görmeye bize fırsat veriyor.“

Bu bir dünya görüşüdür herhalde. Bu hayata bakıştır çoğunda… Bu umuttur, bu güzeli seçmektir aslında… Aslı da bu yaşamayı hissetmektir sanırım…

Bu görmeyle alakalı, sadece bakmak yetmez ki…
Bu hissetmeyle ilgili sadece yaşamak kâfi değil ki…
Ben uzun yıllardır bardağın dolu olan tarafından bakmaya çalışıyorum. Yıllarım heba olmuş boş tarafta boşluğa bakıp kendimi boşlukta kaybolmuş hissederek…
Hep kalp çarpıntılarım olmuş, korkularım, heyecanlarım.
Kim bilir belki de adı onun gençlikti.
Hani çok genç olmak!
Yirmiler – otuzlar hatta kırklar.
Bunun adı gençlik, bunun adı yaşam, bunun adı güzeli görmek…

Yol ışığım, Hazreti Mevlana diyor ki:
Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...

Bir katre olma, kendini deniz haline getir
Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin

Beri gel, beri!
Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

Günlerinizin ışıl – ışıl olması, yüreklerinizin sıkıntısız, ferah ve olumlu duygularla bezeli geçmesini diliyorum…


Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder