NEVRUZ
Yeni
gün – Nevruz
1995 yılından itibaren Türkiye
Cumhuriyeti tarafından Bayram olarak kabul edilen bir gün haline gelmiştir.
28 Eylül - 2
Ekim 2009 arasında Abu Dhabi'de
hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma
Kurulu, nevruzu
Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi
'ne dâhil etmiştir.
2010'da Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu,
3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği,
Dünya Nevruz Bayramı ilan
etmiştir.
2010'dan
başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz
Bayramı" olarak kabul etmektedir.
Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz; Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın
uyanışı ve bahar bayramı.
Yazılı
olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçenNevruz, İran ve Bahaî takvimlerine
göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz İran'ında, her ne kadar İslami bir kökeni
olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken,
diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar.
Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahaîler için
de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Nevruz
bayramının Kürt mitolojisindeki Demirci Kawa Efsanesi'ne dayandığına inanılır. Anadolu ve Orta Asya
Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak
kutlanır.(alıntı)
Nevruz Bayramı beş binyıldan beri
kutlanıyormuş. Kültürel bir miras… Türk dünyasının bayramı…
Nevrus bayramı dünyanın bir çok
ülkesinde kutlanan bir bayram ya da özel bir gün. Tabi her yerde aynı isimle
adlandırılmıyor. Özünde baharı müjdeleyen bir bayram…
Bir çok ülkede değişik şenliklerle
kutlanıyor. Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Nevrus Avrasya’nın geniş
topraklarında kutlanıyor.
Bahar yenilenmeyi, bolluğu,
bereketi, tabiatın yeniden dirilişini, yeni olan her şeyi simgelediği içinde bu
gün özel bir gün olarak kabul ediliyor.
Bazı toplulukarda bu günün;
Tanrı’nın dünyayı yarattığı gün olarak
düşünüldüğü,
Nuh
peygamberin yere ilk ayak bastığı gün,
Bazıları
da ilk insanın yaratıldığı gün olarak kutluyorlarmış.
Bununla
da kalmıyor.
Bazı
topluluklarda gece ile gündüzün eşit olduğu bu günü bahar müjdeleyecisi olarak
kutluyorlarmış.
Yeniliklerin yeni olan her şeyin
umut olduğu, geleceğe ait güzellikler getirebileceği düşünülür. Bir çeşit
doğuşu da simgeleyen bir bayram Nevruz Bayramı…
Eskiden İran’da ve Eski Türklerde de
yılbaşı olarak kutlanıyormuş.
Bu bayramın ayrıca şöyle bir
özelliği de varmış.
Bunu bir çeşit arınma olarak
düşünüyorlarmış. Bir çeşit temizlenme… Bunun içinde yeniden olmak adına
kötülüklerden vazgeçip iyi olmak için ilk adımlar atılıyormuş. Kırılan
kalplerin onarılması da bu bayramda yapılıyormuş. Küsler barıştırılıyormuş.
Geleceğe yönelik ümitlerinin, neşelerinin tam olması için hiçbir kırgınlığı ve
huzursuzluğu bırakmıyorlarmış. Bu özel günde neşeli olmak gerekiyormuş. Kederli
olmak, asık suratla dolaşmak, kavga veya huzursuzluk çıkartmak olmayacak bir
şeymiş ve çok ayıplanırmış. Ayrılmak üzere olan aileler böyle bir günde
barıştırılıyorlarmış. Fakirlere, kimsesizlere ve yaşlılara maddi manevi
yardımlar yapılıyormuş.
Nevruz bayramının aslında ateş
yakmak var. Ateş çok önemli. Yakılan büyük ateşin üstünden gençler
atlıyorlarmış. Tabi atlarken tutulan dileklerde varmış. Toplu yemekler
yeniliyormuş. Toplu eğlenceler düzenleniyormuş. Oyunlar oynanıyormuş. Özel Nevruz yemekleri yapılıyormuş.
Yemeklerdene sonra birbirlerini kutlayan insanlar dahasında mezarlığa
gidiyorlarmış.
Türk toplumunda yüzlerce yıl
kutlanan Nevruz bayramları Osmanlı Sarayında da kutlanıyormuş. Osmanlı
Sarayında Nevruziye adı altında özel macunlar yapılıyormuş. İleri gelenlere ve
halka sunuluyormuş. Bazende üzerine altın tozu dökülmüş renkli Nevruz şekerleri
hazırlanır ve onlarda halka sunulurmuş.
Nevruz Türkiye’de ve Türk Kültürü
olan ülkelerde değişik adetlerle kutlanıyor.
Mersin-Silifke bölgesindeki Toros
Türkmenleri'nde ''Mart İpliği'' adıyla bilinen Nevruz'da ağaçlara bez
bağlanıyor ve Nevruz günü yaylalara çıkılıyor.
Yayla evlerinde bulunanlar gelen
misafirleri evlerinde ağırlıyor, gelen grup silah atarak gelişini bildirirken,
yayladakilerin başkanı da buna bir el ateş ederek cevap veriyor.
Daha sonra karşılıklı silahlar
atılıyor ve birbirlerine ''Nevruz'unuz kutlu, dölünüz hayırlı ve bereketli
olsun'' temennisinde bulunuluyor.
O yıl 20 kuzu veya oğlağı olan sürü
sahibi bir kurban kesiyor ve orada pişirilerek yeniliyor.
Tahtacı Türkmenleri'nde Nevruz,
''Sultan Nevruz'' adıyla anılıyor.
Eski Mart ayının 9. günü kutlanarak
yaylalara çıkılıyor.
Bununla ilgili olarak, halk arasında
''Mart dokuzundan sonra dağlar misafir alır''
deniliyor.
Gaziantep ve çevresinde 22 Mart
gününe ''Sultan Navruz'' adı veriliyor. Halk arasındaki inanca göre, Sultan
Navruz güzel bir kızdır ve 21 Mart'ı 22 Mart'a bağlayan gece batıdan doğuya
doğru göç eder, bir başka inanca göre ise kuş kılığında uçan bir derviştir.
Nevruz gecesi Sultan Navruz'un geçtiği saatte uyanık olanların bütün
dileklerinin gerçekleşeceğine
inanılıyor.
Malatya'nın bazı köylerinde halk
Nevruz'u ''Kış Bitti Bayramı'' olarak kutluyor.
Ağrı ve çevresinde o gece gençler
bir dilek tutarak kapıları dinleyip içerideki konuşmaları yorumlayarak
niyetlerinin tutup tutmayacağını anlamaya çalışıyor.
Giresun'da ''Mart Bozumu'' adıyla
kutlanan Nevruz'da çevredeki akarsulardan su getirilip hayvanların üzerine
serpiliyor.
Edirne'de eski hasırlar yakılıp
''mart içeri, pire dışarı'' diyerek üzerinden
atlanıyor.
Özbekistan'da Nevruz sabahı yeni
elbiselerini giyen halk, hazırladıkları halim, sümelek, samsa, çorba, pilav
gibi yiyecekleri alıp kırlara çıkıyor. Sofralara ''s'' ile başlayan yedi
yiyecek konuluyor.
Türkmenistan'da hazırlıklarına bir
hafta önceden başlanan Nevruz'da yeni yılı yeni elbiselerle karşılama âdeti
bulunuyor. Nevruz gününde ne kadar çok yiyecek hazırlanırsa yeni yılın da o
kadar bereketli geçeceğine inanılıyor.
Kazakistan'da her evin sofrasında ak
olan yiyecekler, yeşillikler ve kırmızı et yemekleri bulunduruluyor. Nevruz'a
özgü yemek ''Nevruz koje'' hazırlanıyor.
Kırgızistan'da bahara giriş bayramı
olarak kutlanan Nevruz'da açık renk elbiseler
giyiliyor.
Azerbaycan'da niyet tutanlar
akşamları ''kulak pustu''ya çıkıyor. Niyet tutup kapıyı dinliyor, eğer bu evden
kötü söz gelirse niyetlerinin kabul olmayacağına, iyi söz gelirse kabul olacağına inanılıyor.(alıntı)
Nevruz türküsü:
Keldı baar nur saçıp,
Navrez kokuy mor açıp,
Eşerdi çoller, daglar,
Azan navrezim mubarek.
Navrez keldı, korunuz,
Navrez akkın beriniz.
Cennet olsun cerınız,
Azan navrezım mubarek.
Keldı baar, turunız,
Bu navreze bakınız.
Koterilsin başınız,
Azan navrezım mubarek.
Uyun artı bagça,
Aktar-toktar bokça.
Balalarga beş (yımırta)
akça,
Azan navrezım mubarek.
Çıktı çolge batır Ali,
Zilfi kara dülüdüli.
Ol tanrının arslanı,
Azan navrezım mubarek
Nazan Şara Şatana


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder