18 Ağustos 2017 Cuma


Onlar İspanyadan söz ediyor, ben eski İstanbuldan
NAZAN ŞARA ŞATANA ŞİİRLERİNDEN


Selam akşamlar üzeri olsun sabahtan uzakta kalsın
Akşamın erkeninde başlasın niyetine gülümsesin
Mutlu, huzurlu en çok da heyecanlı değişik
Duyguları bilmiyor daha önce hissetmedi böylesini görmedi bilmedi bir başka âlemi
Şark motifleri süslemiş her yeri henüz girdiğinde fark ettiği
Renklerin bordo, kırmızı, yeşilin ördekbaşı,
Mavinin türkuaz dönüsü şaşkın
Sedir olmalı boylu boyunca tahta küçük, minik
Karelerle serpiştirilmiş korkuluğu olan pencerenin
Hemen önünde boydan boya rengârenk halı yastıklarla dizeli
Birileri oturmakta içeri çok aydınlık görmüyor ki
Bir anda gözleri karmaşık
İki adam var kerli ferli uzun mintan giysili,
Uzunca da sakallı
Nargile ellerindeki soluklandıkları, üfürdükleri, hatta ciğerlerine bir davet misali ikram ettikleri nedenli!
İki adam başında birinde sarık birinde fes hafif yana yatık modelinde düzgün değil ama öylesine
Yanlarında yaşı ortalarda bir yerde beklemeye alınmış,
Halinde büyük göründüğünde,
Çok genç, üstündekilerde çok taze, bakışlarında çok eski, dilberliğinde can yakan
Def sesleri gelenlerde iki genç huri ki ne huri, daha önce görmedi ki tarifini yapsın hemen
Daha önce bilmedi ki anlatsın şöyle ağız dolusu
Beyazlı giysilerde nedense bir omuzlar hafif açıkta
Yakalar daha ayan beyan ortada
Etekler İspanyolmuşçasına kat – kat
Uçuş ve uçuş modelinde güzel
Ayaklarında bir şey yok ama kınalar süslemiş parmakları bileklerde hal hallar zil misali seslere eşlik
şeden gelen ses kanunla,
Darbuka birde tambur olmalı sesler çok güzel
Huriler, oynamakta aman ne oyun bu şaşmamak ne mümkün gözler fırlamış bakmakta
Yerde ipek halılar her yerde renkler asıl orada armoni modelinde
Sehpalar ortalarda kızlar çarpmamak için dikkatte
Sedefle kaplılar sehpalar pek alımlı pek çalımlı görülüyor
Birkaç sini bir yerlere dayanmış, ya dekor misali ya işlevini tamamlamış sofra malzemesi,
İleride büyük mü büyük sini, etrafı sıralı babayiğitler ki…
Biri birinden farklı, biri birinden yakışıklı, biri birinden efendi
Bunlar İstanbul efendileri. Ha anladım âlem var burda cümbüş
Deli kanı akanlar sini etrafı rakı muhabbetinin yanında bıyık bükmelerinde normal, kızlar huri
Eğlence bir garip, bir edepli, bir ahenkli, bir güzel…
Çengi devamda.
Bir şarkı akıllara buse etmekte, ne alaka bilinmemekte belki
Şarkı olmasından belki, kırmızı, beki de gül
Diyor ki Yahya Kemal Beyatlı ve Şarkıya döküyor
Münir Nurettin Selçuk
Onlar İspanyadan söz ediyor, ben eski İstanbuldan bir eğlenceden.
Ortak nokta güzel olması, eğlence olması en çokta müzik olması
*
Zil, şal ve gül, bu bahçede raksın bütün hızı
Şevk akşamında Endülüs, üç defa kırmızı

A
şkın sihirli şarkısı, yüzlerce dildedir
İspanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir

Aln
ında halka halkadır âşufte kâkülü
G
öğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü

Alt
ın kadeh her elde, güneş her gönüldedir
İspanya varlığıyla bu akşam bu güldedir

Raks ortas
ında bir durup oynar, yürür gibi
Bir ba
ş çevirmesiyle bakar öldürür gibi

G
ül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli
Şeytan diyorki sarmalı, yüz kerre öpmeli

G
özler kamaştıran şala, meftûn eden güle
Her kalbi dolduran zile, her sineden ole!


Nazan Şara Şatana


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder