Sakarya
Milattan önceden beri var olan bir yer.
Düşünün burada, Avrupa’dan, Asya’dan, Afrika’dan, Balkanlardan,
Kafkasya’dan gelenlerle, çeşitli uygarkılkaların devamları olanlar bir arada
mutlu mesut yaşıyorlar. Çünkü burası Sakarya…
&
Sakarya
ilini en güzel şekilde nasıl anlatibilirim dedim. Araştırdım ne kadar çok
güzellikler varmış Sakarya’da. Hiçbir şey boşuna değildir.
Benim
bu gazete yazı yazmamın da bir sebebi olmalı diyordum ki buldum. Benim anne
tarafım Dağıstanlı. Dedem Şeyh Şamil’in soyundan geliyor. Araştırdım öğrendim
ki Kafkasya’dan Sakarya’ya gelmiş çok aileler varmış. Bakın işe… Bu beni çok
mutlu etti.
Sakarya’nın
tarihi çok-çok eskilere dayanıyor. Milattan önceden beri var olan bir yer. Birçok
kültürü bağrında barındırıyor.
Üstelik
buraya sadece Kafkasya’dan değil Balkanlar’danda gelenler çok olmuş. Hepsi bir
arada kardeşçe, dostça yaşıyorlar. Oldukça huzur içindeler.
&
Bu bölgede tarih boyunca:
· Hitit,
· Fri,
· Lidyalılar,
· Roma,
· Bizans,
· Selçuklu,
· Osmanlı…
Egemenlikleri hüküm sürmüştür.Sakarya ismini araştıralım ilk önce: Frigler döneminde, Frig tanrılarından Sangari’nin adını taşıyormuş.
· Helenistik Çağ’da Sangarios olarak kullanılmış.
· Eski Yunanlılar Sakarya Irmağı’na Saldırgan
anlamına gelen Zakharion diyorlarmış.
· Zakharion geçen zamanla değişmiş ve Sakarya olmuş.
&
Biraz daha eskilere gidelim. Hatta biraz değilde
bayağı eskilere gittiğimizde:
· M.Ö.
300
ile 395 yılları arasında Bitinyalıların burada
yaşadıkları kesinleşmiş. (Bitinyalılar: Bolu, Kastamonu, Bursa
ve Zonguldak illerinin bulunduğu coğrafi alanın tümü)
· Ayrıca; II.
Justinyanus’un 562 yılında Sakarya Nehri’nin üzerine köprü yaptığı tesbit
edilmiş. Halen bu köprü kullanılmaktaymış.
Hititliler: Hepimizin bildiği gibi Anadolu’da ilk siyasi
birliği Hititler kurmuşlardır. Tarih, M.Ö. XIII. Yüzyılları…Sonra;
· M.Ö. 1200 yıllarında
Hint-Avrupa asıllı ve Deniz Kavimleri denen topluluklar, Friglerle birleşerek
Hitit egemenliğine son vermişler. Onlar, Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes’e
kadar olan bölgeye sahip olmuşlar.
· Kapadokya, Kilikya
(Adana)’ya kadar genişletmişler.
· Başkent’i Gordion’muş.
· Sakarya Irmağı ile
Ankara arasında yoğunlaşmışlar.
· Friglere’e M. Ö. VII.
Yüzyılın ilk yarısında Kimmerler Kafkasya üzerinden Anadolu’ya gelmişler
onların hâkimiyetlerine son vermişler.
· Aynı dönemlerde Lidya’lılar Ege bölgesine
hâkimlermiş. Hatta sınırlarını bir ara
sakarya bölgesini içine alacak kadar genişletmişler. Sonra düzenli bir ordu
olmadıkları için kısa süre sonra da yok olmuşlar.
Daha sonralarına geldiğimizde:
· Konuralp’ın, 13
yüzyılda bugünkü Adapazarı Havzası'nı fethetmiş… Konuralp hakkında resmi bilgi: Osman
Gazi ve Orhan
Gazi'nin yakın silah arkadaşlarından olan Konuralp, Sakarya civarında fetihler yapmış.
‘Konarpa’ onun adı ile anılmasıymış.
Buraya gelen Türk boylar’da
Azerbaycan’dan ve Türkistan’dan gelmişler.
Şimdi de bir başka şeklinden söz edeceğiz buraların.
Selçuklulardan…
1015 ile 1021 yılları
arasındaki Kafkasya’dan Anadolu’ya keşif harekâtı olarak yapılan ilk akınları
Çağrı Bey gerçekleştirmiş. (Çağrı Bey, (990-1060) Oğuz Türkleri Kınık boyundan Selçuklu hükümdarı Mikail'in oğlu Tuğrul Bey'in kardeşi ve Selçuk Beyin torunudur.)
Ben Sakarya’yı uzun yıllardır güzergâhım
olarak bilirim. Kadim dostlarım arkadaşlarım vardır orada onlardan bilirim.
Hakan Şükür’le çalıştığımız tesise geldiğinde dost olmuştuk ondan bilirim.
Sapanca gölünden bilirim. Eskiden Marmara Denizine bağlıymış.
Sonra ayrılmış. Onu Sakarya nehri beslermiş. Sonra Van gölü canavarının moda
olduğu günlerde birileri Sapanca gölünde de canavar demişlerdi oradan da bilirim.
Ençokta Gazetesakarya’ya yazı yazdıktan sonra bilir
oldum. Çünkü hergün gazeteyi okuyorum. Yazı yazdığım il hakkında bilgi sahibi
oluyom istiyorum.
Galiba
ben Sakarya’yı seviyorum.
Buranın mutfak lezzetini de çok seviyorum. Başından beri
anlattığım çok medeniyetlerin hala kalıntıları olduğuna göre lezzetlerinden de
bir dirhemde olsa kalmıştır. Üstelik çok değişik yerlerden gelenlerin olduğunu
da söylemiştim. Hatta Avrupa, Asya, Afrika’dan bile gelenler ve burayı
kendilerine şehir edininler olduğuna göre bir hayli değişik lezzetlerde söz
konusu… Bir yerde okudum. Sakarya mutfağı için birçok kıtanın damak zevki
diyorlardı. Sanıyorum doğru.
Sakarya’nın
yemeklerinin çok lezzetli olduğunu, mutfaklarının genel anlamda çok zengin
olduğunu da tahmin etmemek mümkün değil.
Ben
Sakarya’yı seviyorum…
Nazan
Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder