19 Ağustos 2017 Cumartesi


Sakarya

Milattan önceden beri var olan bir yer.


Düşünün burada, Avrupa’dan, Asya’dan, Afrika’dan, Balkanlardan, Kafkasya’dan gelenlerle, çeşitli uygarkılkaların devamları olanlar bir arada mutlu mesut yaşıyorlar. Çünkü burası Sakarya…

&

Sakarya ilini en güzel şekilde nasıl anlatibilirim dedim. Araştırdım ne kadar çok güzellikler varmış Sakarya’da. Hiçbir şey boşuna değildir.

Benim bu gazete yazı yazmamın da bir sebebi olmalı diyordum ki buldum. Benim anne tarafım Dağıstanlı. Dedem Şeyh Şamil’in soyundan geliyor. Araştırdım öğrendim ki Kafkasya’dan Sakarya’ya gelmiş çok aileler varmış. Bakın işe… Bu beni çok mutlu etti.


Sakarya’nın tarihi çok-çok eskilere dayanıyor. Milattan önceden beri var olan bir yer. Birçok kültürü bağrında barındırıyor.

Üstelik buraya sadece Kafkasya’dan değil Balkanlar’danda gelenler çok olmuş. Hepsi bir arada kardeşçe, dostça yaşıyorlar. Oldukça huzur içindeler.

&

Bu bölgede tarih boyunca:

·      Hitit,
·      Fri,
·      Lidyalılar,
·      Roma,
·      Bizans,
·      Selçuklu,
·      Osmanlı…
Egemenlikleri hüküm sürmüştür.
Sakarya ismini araştıralım ilk önce: Frigler döneminde, Frig tanrılarından Sangari’nin adını taşıyormuş.
·      Helenistik Çağ’da Sangarios olarak kullanılmış.
·      Eski Yunanlılar Sakarya Irmağı’na Saldırgan anlamına gelen Zakharion diyorlarmış.
·      Zakharion geçen zamanla değişmiş ve Sakarya olmuş.
&

Biraz daha eskilere gidelim. Hatta biraz değilde bayağı eskilere gittiğimizde:

·      M.Ö. 300 ile 395 yılları arasında Bitinyalıların burada yaşadıkları kesinleşmiş. (Bitinyalılar: Bolu, Kastamonu, Bursa ve Zonguldak illerinin bulunduğu coğrafi alanın tümü)
·      Ayrıca; II. Justinyanus’un 562 yılında Sakarya Nehri’nin üzerine köprü yaptığı tesbit edilmiş. Halen bu köprü kullanılmaktaymış.
Hititliler: Hepimizin bildiği gibi Anadolu’da ilk siyasi birliği Hititler kurmuşlardır. Tarih, M.Ö. XIII. Yüzyılları…
Sonra;
·      M.Ö. 1200 yıllarında Hint-Avrupa asıllı ve Deniz Kavimleri denen topluluklar, Friglerle birleşerek Hitit egemenliğine son vermişler. Onlar, Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes’e kadar olan bölgeye sahip olmuşlar.
·      Kapadokya, Kilikya (Adana)’ya kadar genişletmişler.
·      Başkent’i Gordion’muş.
·      Sakarya Irmağı ile Ankara arasında yoğunlaşmışlar.
·      Friglere’e M. Ö. VII. Yüzyılın ilk yarısında Kimmerler Kafkasya üzerinden Anadolu’ya gelmişler onların hâkimiyetlerine son vermişler.
·      Aynı dönemlerde Lidya’lılar Ege bölgesine hâkimlermiş.  Hatta sınırlarını bir ara sakarya bölgesini içine alacak kadar genişletmişler. Sonra düzenli bir ordu olmadıkları için kısa süre sonra da yok olmuşlar.
Daha sonralarına geldiğimizde:
·      Konuralp’ın, 13 yüzyılda bugünkü Adapazarı Havzası'nı fethetmiş… Konuralp hakkında resmi bilgi: Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin yakın silah arkadaşlarından olan Konuralp, Sakarya civarında fetihler yapmış. ‘Konarpa’ onun adı ile anılmasıymış.
Buraya gelen Türk boylar’da Azerbaycan’dan ve Türkistan’dan gelmişler.

Şimdi de bir başka şeklinden söz edeceğiz buraların. Selçuklulardan…

1015 ile 1021 yılları arasındaki Kafkasya’dan Anadolu’ya keşif harekâtı olarak yapılan ilk akınları Çağrı Bey gerçekleştirmiş.
(Çağrı Bey, (990-1060) Oğuz Türkleri Kınık boyundan Selçuklu hükümdarı Mikail'in oğlu Tuğrul Bey'in kardeşi ve Selçuk Beyin torunudur.)
Ben Sakarya’yı uzun yıllardır güzergâhım olarak bilirim. Kadim dostlarım arkadaşlarım vardır orada onlardan bilirim. Hakan Şükür’le çalıştığımız tesise geldiğinde dost olmuştuk ondan bilirim. Sapanca gölünden bilirim. Eskiden Marmara Denizine bağlıymış. Sonra ayrılmış. Onu Sakarya nehri beslermiş. Sonra Van gölü canavarının moda olduğu günlerde birileri Sapanca gölünde de canavar demişlerdi oradan da bilirim.
Ençokta Gazetesakarya’ya yazı yazdıktan sonra bilir oldum. Çünkü hergün gazeteyi okuyorum. Yazı yazdığım il hakkında bilgi sahibi oluyom istiyorum.
Galiba ben Sakarya’yı seviyorum.
Buranın mutfak lezzetini de çok seviyorum. Başından beri anlattığım çok medeniyetlerin hala kalıntıları olduğuna göre lezzetlerinden de bir dirhemde olsa kalmıştır. Üstelik çok değişik yerlerden gelenlerin olduğunu da söylemiştim. Hatta Avrupa, Asya, Afrika’dan bile gelenler ve burayı kendilerine şehir edininler olduğuna göre bir hayli değişik lezzetlerde söz konusu… Bir yerde okudum. Sakarya mutfağı için birçok kıtanın damak zevki diyorlardı. Sanıyorum doğru.
Sakarya’nın yemeklerinin çok lezzetli olduğunu, mutfaklarının genel anlamda çok zengin olduğunu da tahmin etmemek mümkün değil.
Ben Sakarya’yı seviyorum…

Nazan Şara Şatana




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder