18 Ağustos 2017 Cuma

ŞEHİR HATLARI-VAPURLAR

Sen ne güzelsin, ne çok güzelsin, İstanbul diyorum…



İstanbul’da Anadolu yakasında oturup, Avrupa yakasına geçmek için ya da tam tersi olanlar iş için ya da başka nedenlerle gitmek durumunda olanların bir kısmı boğaz veya Fatih Sultan Mehmet köprüsünden geçiyorlar. Bir kısmı da vapurlarla geçmeyi tercih ediyorlar.

Ben vapurla gitmeyi çok sevenlerdenim. Bana çok başka bir taşıma şekli gelir vapurlar. Denizin üstünde iki yakanın arasında giderken her iki sahildeki tarih kokan yapıları incelemekte ayrı bir keyif tabii…

Geçenlerde Üsküdar’da bir işim çıkmıştı. Karşı tarafa gitmek üzere bu sefer motorla gitmeyi tercih ettim. Havada bayağı soğuktu, kalın giyinmişliğim banamısın demedi. Üşüdüm çok üşüdüm…

Gerçekten çok farklı bir seyahat taşımacılığı deniz seferleri yapan vapurlar, gemiler ya da motorlar.

Motorlar bir hayli sıklıkta…

Üsküdar Beşiktaş arası sanıyorum boğazın en yakın yeri. Çabucak geçiyorsunuz. Etrafı izlerken.

Zaten zaman nefesinizi kesen İstanbul panoraması ile son buluyor.

Bakıyorum İstanbul’a iç çekerek, içim bir tuhaf titriyorum
Dolmabahçe sarayı mı beni güzelliği ile büyüleyen
Uzaklardan Topkapı mı beni alıp bir yerlere mi fırlattı
Boğaz köprülerinin heybetini görünce mi şaşırıyorum
Bir şaşkın, bir gururlu, bir bilmece gibi havada asılı
Taşıtları merakla incelerken! Küçük oyuncak arabalar misali
Korkusuzca cesurca, Fatih’in torunları gibi mi hissediyorum.
Yine her zamanki gibi bir İstanbul aşkı ile yanarken;
Sen ne güzelsin, ne çok güzelsin be İstanbul diyorum…


Tekrar deniz taşımacılığı geliyor aklınıza sonra gidince inceleyeceğim diyorum kendime… Akşam eve döndüğümde hemen araştırmaya başlıyorum. İlk merakım şehir hatlarının tarihi oluyor.

150 yıllık bir mazisi varmış. Ben bulduklarımı sizlere şöyle sıralamak istiyorum.

1830: İstanbul’da ilk toplu taşıma örneği olarak deniz ulaşımında kayıklar kullanılmaya başlandı.

1837: Rus ve İngiliz vapurları Boğaz’da toplu taşımaya başladı.

1844: Kayık sayısı 19.000 iken “Hazine-i Hassa Vapurları İdaresi” eliyle “Hümapervaz” vapuru işletmeye açıldı.

1851: Kent içi vapur işletmesi olan Şirket-i Hayriye kuruldu.

1854: Boğaz boyunca 6 vapurun işletmeye açılmasıyla birlikte yerleşmeler kıyı boyunca yayıldı.

1912: Galata Köprüsü, çift hatlı tramvayın geçebilmesi için genişletildi. Aynı yıl Şirket-i Hayriye’nin 25 gemiden oluşan filosu ile günlük denizyolunda taşınan yolcu sayısının yaklaşık 49.000 idi.

1959: Sirkeci-Kadıköy arabalı vapur hattı açıldı.

1973: Boğaz Köprüsü ve çevre yolları kullanıma açıldı. Denizyolu taşımacılığının kent içi taşımacılıktaki payı %13,4, demiryolunun %8,8  ve karayolunun ise %77,8 idi.

1975: Boğazı köprü ile geçen araç sayısı 51.500, araba vapuru ile geçen araç sayısı 3700 idi.


Bunları öğrendikten sonra yine farklı duygulara kapılıyorsunuz.

Boğazı düşünüyorsunuz. Onu izleyen sayılamayacak kadar gözleri, onların hayranlıklarını ve beğenilerini…

İstanbul sen ne güzelsin – sen çok güzelsin…


Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder