Tespih
Tesbih’in
çoğulu tesâbihtir. Tesbih, subbûh ve
subhan gibi kelimelerle aynı kökten gelmektedir. Bu kelimelerin
kökü, "sebeha"dır.
subhan gibi kelimelerle aynı kökten gelmektedir. Bu kelimelerin
kökü, "sebeha"dır.
O da, havada
veya suda hızlı
hareket etmek, geçip gitmek demektir.
hareket etmek, geçip gitmek demektir.
(el-İsfahanî,
el-Müfredât,
İstanbul 1986, 324, sebeha mad.).
İstanbul 1986, 324, sebeha mad.).
*
Yüce
Allah Kur’an-ı Kerim’de, tesbihi zikirle berâber
anmıştır:
anmıştır:
"Ey
inananlar! Allah’ı çok zikredin (anın)
ve O’nu sabah akşam tesbih edin"
ve O’nu sabah akşam tesbih edin"
(el-Ahzab,
33/41, 42).
*
Allah'ın
sıfatlarını tesbih ederken sayı saymak için kullanılan ve 33 veya katları kadar
tanenin ipe dizilmesiyle meydana gelen halkaya denir.
Pekçok dinde
kullanılır.
*
Din dışında
stres atmak için çevirilir.
Tespihin 11,33
ve 99 taneli olanları müslümanlar 108 taneli olanı budistlar tarafından
kullanılır.
Tespihin
kullanış amacı Müslümanlık, Hıristiyanlık (Katolik), Hinduizm ve Budizm'de aynı
olup hepsinde de duaları ve dualar arası bölümleri saymada kullanılır.
*
Yüce
Yaratıcı'ya 99 ayrı isim veren İslami anlayış, onu anarken, her isim için bir
işaret olmak üzere ipe dizdiği bu 99 taneli şeye de 'tespih'
adını vermiştir.
Tespihin İslam dünyasında ne zamandan beri kullanıldığı kesin olarak belli değildir. Hz. Muhammed'in tespih taşıdığına dair bir kayıt yoktur.
*
Hz. Muhammed
zamanında namaz ve dua sırasında hurma çekirdeği veya çakıl taşı kullanıldığı
bazı hadislerden anlaşılmaktadır.
İslam'da
Peygamber'in namaz kılarken sünneti olan
'Sübhanallah,
Elhamdülillah ve Allahüekber'
Kelimelerini
33'er defa tekrarlamanın hangi tarihte başlayıp, yayıldığı da bilinmiyor.(alıntı)
·
Tespihi
benim tanıdıklarımdan babamda görmüşümdür. Çokda meraklıydı. Nur içinde yatsın.
Çeşitli tespihleri vardı. Oltu taşından, kehribardan, akikten...
Küçüktü
onun tespihi. Sıklıkla da elinde olurdu. Bazen bir şey düşündüğünde hızlı-hızlı
çekerdi. Biz anlardık babamızın canının sıkkın ya da düşünceli olduğunu…
Bende
babamın tespihlerini çok incelemişimdir.
“Nasıl
yapılıyor?”
Ya
da
“İyide
bunu böyle çektikçe ne oluyor?”
Anneme
sormuşumdur. Annem onun önemeni ve babamızın bunu yaptığına göre çok daha
önemli olduğunu anlatırdı bizlere…
Babamız
yapıyorsa önemlidir.
Onun
için ben hep tespihe özel ilgi göstermişimdir…
Antalya’daki
evimde fena sayılmayacak çoklukta, arkadaşlarımın hediye ettiği tespihlerim
hatıra vitrinimde durmaktadır…
Birde
filmlerde ağır abiler çekerler tespihi. Hala da öyledir. Tespih çeken abiler
ağırdır bazıları iyi kalpli değilse de çoğunluğu babayiğit adamlardır.
Tespih
taşırlar. Tespih kutsal bir şeydir.
Özellikle
İslam’da olanlar daha bir kutsiyet içindedir…
Dualarımızda
çektiklerimizdir.
Namazlığımızın
baş köşesinde durur. Namazımızı bitirdiğimizde dualarımızı onu çekerek okuruz.
Ben
çocukken bu olayı o kadar çok severdim ki anlatamam. Biran önce namaz
kılınmalı, tespih çekilmeliydi…
Bu
kış çok takdir ettiğim, hayranlıkla takip ettiğim Yaşar Nuri Öztürk
Beyefendinin, Saba Tümer’le olan muhabbetlerinde değindiği tespihleri de
görmüştüm.
Tespih
şık bir şey…
Tespih
güzel bir şey…
Boncuk,
kemik, taş gibi küçük parçaların bir ipe dizilmesi insanlık tarihi kadar
eskidir.
İlk
insanlar avladıkları avın parçalarını ip benzeri şeylere dizer, bir sonraki
avda başarı getirmesi için üzerlerine takarlardı.
Daha
sonraları bu tip takılar kötülüklerden ve düşmanlardan koruması için savaşlarda
da takılmaya başlandı.
Bugün
bile bazı taşların özel uğurlar getirdiklerine inananlar vardır.
Boncukların dini amaçla ve duaları saymada kullanılmasına ilk olarak Hindistan'da, Hindu inanışında rastlanıyor.
Boncukların dini amaçla ve duaları saymada kullanılmasına ilk olarak Hindistan'da, Hindu inanışında rastlanıyor.
Tespihin
ataları Hindistan'dan doğuya, sonra Ortadoğu'ya, en sonunda da Avrupa'ya yayılıyor.
Tespih
çekmek, tespih tanelerini birer - birer işaret parmağı ile baş parmak arasından
geçirmektir.
Ancak
günümüzde tespihi bir oyuncak veya el alışkanlığı olarak kullananlara,
sallayarak veya çeşitli figürler meydana getirerek dolaşanlara, hatta tuttukları
futbol takımının renklerine göre yapılmış tespihleri çekenlere sıkça
rastlanmaktadır.
Aslında tespih çekmek din adamlarına özgü bir davranışmış gibi algılanır ama halk arasında da neredeyse bir alışkanlık haline gelmiştir.
Aslında tespih çekmek din adamlarına özgü bir davranışmış gibi algılanır ama halk arasında da neredeyse bir alışkanlık haline gelmiştir.
Tespih
çekmenin daha çok kırsal kesimlerde yaygın olmasının nedeninin tespihin boş
elleri meşgul edebilme özelliği olduğu ileri sürülüyor.
Sıcak
ayları tarımsal çalışma ile geçiren, sürekli ellerini kullanmaya alışmış
kişilerin kış aylarında bu boşluğu tespihle doldurduklarına inanılıyor.
Günümüz biliminin tespih çekme alışkanlığına bakış açısı biraz değişik.
Günümüz biliminin tespih çekme alışkanlığına bakış açısı biraz değişik.
Bilim
insanları, beynimizin, çalışma yaşamının güçlükleriyle, sorunlar, endişeler ve
korkularla sürekli baskı altında tutulduğunu, bunun sonucunda sinir
hücrelerinin aşırı yorulup yıprandığını ve beynimizi rahatlatmak, onu özgür
bırakmak, dikkatimizi başka tarafa yöneltmek için tespih çekmenin çok etkili ve
faydalı olduğunu söylüyorlar.(alıntı)
Tesbih nelerden yapılır?
Tesbih yapımında Zümrüt,
Yakut, Lapis, Firuze, Lületaşı, Akik, kuars, Ametist, Yeşim, Yıldız taşı,
Necef, Kan taşı, Şah maksut gibi kıymetli ve yarı kıymetli taşlar…
Sedef, İnci, Mercan,
Fildişi, Deve dişi, Mors dişi, Deve Kemiği, Fil kemiği, Bağa, Keçi-Manda-Geyik-Ceylan-Bufalo-Sergerdan(Gergedan
boynuzu) gibi hayvansal ürünlerden tesbihler yapılmıştı.
Organik maddelerden
yapılan Kehribar, Oltu, Siyah kehribar ayrıca Abanoz, Zeytin çekirdeği, Gül,
Peleseng(gemi ağacı), Vengi(Sandal Ağacı),Demirhindi, Sakız Ağacı, Kuka,
Narçıl, Andız, gül ağacı, Yılan ağacı, Öd ağacı gibi bitki kökenli tesbihler…
Kristal, Beykoz boncuğu
gibi cam tesbihlerinde yapıldığı görülür.
Tesbihlerin 33’lük
bölümlerini ayıran ayrı parçalara Nişane, iki ucu birleştiren ve genellikle çok
süslü yapılan parçayada imame denir.
Altın gümüş ve ibrişim
püsküllü imamelerin ucuna takınla degerli taşlar dizili veya altın, gümüş tel
örgülü saçaklar tesbihe ayrı bır guzellık verir…
En iyi tesbihler
Osmanlılar devrinde İstanbulda yapılmış, İstanbulda yüzlerce tesbih atölyesi
açılmıştır.
Tesbihlerin çok ufak
tanelilerine zenne yani kadın tesbihi denir…
Birde genellikle ceviz ve
Ihlamur ağacından yapılan iri taneli en büyüğü 999’luk zikir tesbihleri
mevcuttur. Bunlar tekke işi olup zikir ayinleri sırasında çekilir.
Türkiyede birçok
müzelerde büyüklü küçüklü tesbih kolleksiyonlerı bulunduğu gibi pek çok tesbih
meraklısı çok değerli tesbih koleksiyonlarına sahiptir…(alıntı)
Nazan Şara Şatana

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder