19 Ağustos 2017 Cumartesi


Bu zamanlarda yaz olurdu.

Dünya mı umurunda olmalıydı? Asla… Güneşten mi korkmalıydı?
Asla…
İşte o Deli Dumrul zamanlarında kükrerdi. Ne kükremek ama!
Herakles’in öldürdüğü aslanların şahı Kithairon sanırdı kendini!
Üflerdi.
Güçlüydü, kuvvetliydi. En önemlisi buluttan bir göz alması, bir dudak değmesi, bir kahkaha sesi almıştı.
Daha ne olsun!
Neden kükremeyecek ve üflemeyecekti.
 Çok üfleyecekti.
Hem de çok. Çok. Çok…
İşte güneşin dayanamadığı içinin kanla acıdığı, sıcağın daha da sıcak olduğu zamanlar olurdu bu anlar
O kadar çok canı yanardaki içinden zerreler fırlatırdı.
Bu zerreler gök taşları olurdu.

Onları uzaklara atardı, hatta dünyaya doğru gelenleri olurdu. Bulut olacakları bilirdi. Rüzgârla el ele verirdi. Güneşin büyük gazabını bilirlerdi. Birkaç kez şahit olmuşlardı o felaket kıyametlere Çaresizce ellerinden gelebilecekleri yapmak için tedbir alırlardı. Rüzgâr üflemeye başlardı. Çok üflerdi. Bazen böyle bir göktaşını soğutmak, bazen böyle bir göktaşını bulut ağlamasın diye uzaklara göndermek için üflerdi. Çok yorulurdu çok uzun zaman uyuması gerekirdi.

Bu zamanlarda yaz olurdu. Ortalık ısınırdı. Güneş serbest kalırdı. İnsanlara kendini hatırlatmak, bulutun dikkatini çekmek isterdi. Bulut üzülürdü. Azında mutlu olurdu ama güneş onun gülümsemesinden İyi bir şeyler yaptığını sanırdı. Biraz daha ısıtırdı. Bu bulutu bir süre sonra tedirgin ederdi. Yeter demek için rüzgârı uykudan uyandırmak isterdi ama nasıl yapacaktı. En iyisi onların bir araya gelmesini sağlayan arabulucu yıldırımlara ve onun çocukları şimşeklere gitmeli ve onlardan rüzgârın uyandırılmasını istemeli derdi öylede yapardı. Onları daldıkları hayal âleminden, çocuklarla eğlencelerinden alıkoyar ve rüzgârın yaşadığı ucu bucağı olmayan diyarlara gönderirdi.

Şimşekler genç olduklarından annelerinden önce giderler, rüzgârı uyandırıp buluttan sevgi mesajları iletirlerdi. Rüzgâr bulutun adını duyunca uyanırdı. Üstelik artık iyidir. Dinlenmiştir. Enerji yüklemiştir.

Güneşe kafa tutacak hale gelmiştir. Böbürlenerek kalkar. Şimşeklerle sohbet ederken, anneleri çocuklarının yanında olmak için çoktan yanlarına gelmiştir. Birlikte bu güzel buluşmayı kutlamak isterler. Bulut zor yetişmektedir onların yanına. Sonunda her defasında olduğu gibi gelmiştir. Birlikte dans edecek, şarkı söyleyecek, bağıracak hatta şimşekler çığlık atarken anneleri ünlü operalardan aryalar okuyacaktır. İşte coşmuşlardır hep birlikte hareket etmeye başlamışlardır. Güneş şaşkın!

Bunlar ne zaman bu kadar yakın oldular derken sayısının hatırlanamayacağı kadar çok bir araya gelmişliklerini unutmuştur.

O her zaman yandığından aklını da yakmaktadır. Geçmişi unutmaktadır. Rüzgâr, gök gürültüleri, şimşekler ve bulutlar çoktan güneşin yolunu kesmişlerdir. İşte başlamıştır.



Nazan Şara Şatana



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder