11 Ağustos 2017 Cuma

SÜLEYMANİYE’NİN ŞİFRELERİ


Süleymaniye’nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını, ölçerseniz ölçün sayısal olarak karşınıza
‘Allah’ Kelimesinin katlarını çıktığını göreceksiniz.

Süleymaniye camisine namaz kılmaya gittiğinizde(Allah kabul etsin) mutlaka namaz saatinden önce gidin. Ben ilk içeri girdiğimde bir süre şaşkınlığımı atamamıştım. Muhteşem bir eserle karşı karşıya kalıyorsunuz.
Sonra hakkında bildiklerinizle gördükleriniz çarpışıyor. Hangi duvarına, hangi penceresine, hangi uzaklıkta gördüklerinize bakacağınızı bilmez hale geliyorsunuz. Sonra aklınız oyunlar oynamaya başlıyor diyorsunuz ki; ey Koca sinan nur içinde yat. Olamazlar aklınızı yenmeye, yormaya, şaşırtamaya devam ederken siz hala incelemelere devam ediyorsunuz.
Bu cami diyorsunuz yedi yılda bitmiş. Kanuni geç kalındığı için sinirlenmiş, oysa koca sinanın hesapları farklıymış. O kadar çok olmayacakları, olmazları halletmek için gece gündüz çalışıyormuşki! Şifreler hazırlamış, bir sürü bilinmeyeni kilit noktası gibi birbirinin ardına dizelemiş. Gerçekten diyorsunuz buranın akustiği bu kadar mükemmel mi? Gizli bir sınav yapıyorsunuz. Ne haddimize elbette Mimar sinan’ı değil sınamamız, kendimize hayret ettirme modunu ikram etme isteğimizden kaynaklanıyor bu eylemimiz. Fısıltı ile yanımızdakine bir şeyler anlatmaya başlıyorsunuz, birde bakıyorsunuzki biraz ilerinizdeki sizinle gelenlerden biri cevap veriyor yanınızdakine onunla ilgili sorduğunuz soruya! Gerçekten doğru diyerekbildiklerinizle bilmedikleriniz savaşmaya başlıyor.
Süleymaniye bence mutlaka ama mutlaka görülmesi gereken muhteşem, sırlarla, gizlerle, bilinmeyenlerle, bilinenlerle, şifrelerle dolu bir eser. Orada namaz kılmak inanın her kula nasip değil. Bence İstanbul’da iseniz mutlaka gidiniz değilseniz bir yolunu bulup İstanbul’a geldiğinizde orayı ziyaret ediniz.

Şifre;
Şifreler bizim ecdatlarımızın sırlarıdır ve çokturlar.
Bir mimar Sinan şifresi vardır ki; Anlatılmadan geçilmemelidir bence…‘
Süleymaniye mimar Sinan’ın eserlerinden biridir.
Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine yapılmıştır.
Cami ve Külliyesi yedi yılda bitiyor.

Süre uzadıkça Kanuni sabırsızlanıyor. Sinan neden açmıyor bu devasa camiyi. Sultanın kulağına gelen bir sürüde dedikodular var.
Sonunda sultan dayanamıyor ve soluğu ikindi vakti Süleymaniye de alıyor. Almasında gördüğüne inanamıyor.
Sinan caminin ortasında nargile höpürdetiyor.
Kanuni köpürüyor. Sonra gerçekleri anlıyor ki şaşkına dönüyor.

Koca Sinan tömbekisiz nargile höpürdetiyor. Sebep; Akustik ölçü…
Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaştıracağını hesaplıyor. Sinan ne yapmış? 65 dev turşu küpü içleri boş ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirmiş, sesi yüzlerce metrekarelik mekânın her köşesine en iyi şekilde yaymayı başarmış.

Kanuni gördüklerinden sonra ustasını bağışlamış tabi…
Bundan başka; Mimar Sinan yapının içine hava koridoru inşa ettirmiş.
Cami elektrik olmadığından 275 dev kandille aydınlanacakmış.
Sinan bu kandillerden çıkan is cemaati rahatsız etmesin ve camiye zarar vermesin diye orta kapının üzerine küçük bir odacık yaptırmış.

Binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan giren islerin bu odada toplanmasını sağlamış. Adına is odası demiş ve içine bir nemlendirme sistemi kurmuş.
Odada toplanan islerden dönemin en kaliteli mürekkebini damıtmış.
Caminin duvarlarındaki yazılar bu mürekkeplerden yazılmış.

Yapıldığı tarih bundan 458 yıl önce…
Bir sürü şifreler değil mi bunlar.
Bir şifre daha var.
İsin bir odada toplanmasını sağlayan, hava akımını içeri alan oyuklar vardı ya…
Dışarı çıkılıp oyuklardan bakıldığında;

Birinde Allah,
Birinde Muhammed

Yazılan caminin içindeki dev levhalar görülüyormuş.
Bir şifre daha; Süleymaniye’nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını, ölçerseniz ölçün sayısal olarak karşınıza
‘Allah’ Kelimesinin katlarını çıktığını göreceksiniz.

Sinan’ın bir camisinden çıkan şifrelere bakın.


Nazan Şara Şatana


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder