İngiliz Şarkıcı Nasıl Müslüman Olmuş?
YUSUF İSLAM (CAT STEVENS)
Nazanss.blogspot.com
Bildiğiniz ünlü bir müzisyenden söz edeceğim
sizlere.
Önce onunla ilgili ufak bir hatırlatma:
Georgiou, çoğu 1960'lı ve 1970'li yıllarda olmak üzere çoğunluğu
Cat Stevens mahlasıyla 60 milyondan fazla
albüm satmış.
"Peace Train"
ve
Cat Stevens’i çoğumuz tanırız.
Daha da çoğumuz onu Yusuf İslam olduktan sonra tanıdık.
Büyük bir müzisyen, tanınmış bir şarkıcı.
Albümleri çok sanat bir sanatçı...
Geçenlerde gazetede onun Mevlana’nın soyundan gelen
muhteşem bir zatla birlikte yapılan röportajını okumuştum.
Müziğini ve sesini çok beğenirim.
Onunla ilgili bilgilerim; İngiliz bir müzisyenin Müslüman
olmasından öteye geçmiyordu.
Araştırdım,
onun hakkındaki bilgileri sizlere de sunuyorum.
Cat Stevens pop şarkıcısı…
İngiliz. Hıristiyan olarak biliyorum.
Sonra nasıl olmuştu da Müslümanlığı seçmişti.
Bunu araştırırken bir yerde onun bu konuda konuştuklarını
buldum.
Sizlere aynen aktarıyorum.
“Annem İsveçli bir Budist, babam ise Kıbrıslı bir Rum
Ortodoks’tu. Evimizde az çok Hıristiyanlık havası vardı.
Londra'nın merkezinde Katolik okuluna gönderildim. Orada
Allah'a inanmamızı öğrettiler.
Allah'a giden tek yolun İsa aracılığıyla olduğunu
söylediler.
11 yaşındayken karışık dinlerden öğrencilerin olduğu bir
okula gittiğimde hemen - hemen kiliseden ayrılmıştım.
Ama İsa'nın üzerimdeki etkisi, tesiri ne manaya geldiğini
düşünmeden devam ediyordu.
Müziğe başladığımda dini daha ciddi almam gerektiğine
dair duyguya sahip olmama rağmen sözde Hıristiyan haline geldim.
Pazar günleri günah işleyenlerin affedilmeleri bana
ikiyüzlülük gibi geldi.
Bu düşünce kiliseden uzaklaşmama yol açtı.
Bir ara Doğu'nun dini felsefeleriyle ilgilenmeye
başladım.
Hippilik döneminde tutku haline geldi.
Budizm hakkında kitaplar okumaya başladım.
Budizm’i kilise öğretilerinden daha doyurucu buldum.
Bu Hıristiyan din anlayışına karşı ilginç alternatifti.
Ancak pratiği güçtü.
Ailemin Rum kökenine doğru gittim.
Pisogorosu ve her şeyi matematik formülle
sonuçlanabileceğini öğrendim.
Ancak bununda pratiği de mümkün değildi.
1975'te abim Kudüs'e gitmişti.
Ziyaretinde MESCİD-İ AKSA’ DA bulunuyordu.
Camiye girer girmez içinde barışçı, doyurucu hisler
belirince bana İslam’dan bahseden bir kart attı. Londra'ya döndüğünde bana
KURAN'IN aslıyla, İngilizce tercümesini hediye etti.
KURAN’IN ve Müslümanların inancı hakkında fikrim yoktu.
Bazen Müslümanlara MUHAMMEDİLER diyorlardı.
Bu tıpkı Hıristiyanların gibi Müslümanlarında Hz.
Muhammed'e taptıkları intibaını veriyordu.
Kuran'ı okumadan önce böyle düşünüyordum ve İslam’ın
Avrupa’daki görüntüsü hastalık ve felakete benziyordu. Daha sonra onu okumadan
hakkında hüküm vermemeye karar verdim.
Kuran'la karşılaşıncaya kadar hayatın amacı bir sırdı
benim için, hayatı her şeyi düzenleyen bir hâkimin varlığına inanıyordum,
kimdi bu görünmeyen sanatkâr?
Pek çok manevi-ruhi yollardan geçmiştim, fakat hiçbiri beni doyurmamıştı.
Kuran'ı okumaya başladığımda hayretim arttı.
Gittikçe huzura dalıyordum.
Çünkü o âlemlere hâkim olan tek bir Allah'ın adıyla
başlıyordu.
Okudukça KUR’AN'ın herhangi başka kitaplardan farklı
olduğunu anlamaya başladım.
Her kitabın bir yazarı olur bu kitabı kimin yazdığını
merak ettim.
Tabii ki Kuran beşeri bir yazarın yazabileceğinden yüksek
seviyedeydi.
1,5 seneden fazla durmadan okudum ve bu süre içinde
hiçbir Müslüman’la karşılaşmadım.
KUR’AN'IN mesajı içinde boğulup kalmıştım ve şu karara
vardım:
“Önümde 2 tercih vardı: Ya kendimi tamamen teslim
edecektim veya kendi müzikli yolumda yürüyecektim. Benim için bir tek seçim
yolunun Müslüman olmak olduğunu anladım."
İş bu kadar kolay değildi.
Çünkü yükümlü olduğum esaslar ve hükümler hakkında daha
fazla bilgiye muhtaçtım.
Geçiş dönemi diye adlandırdığım 1,5 yıllık bir süre aktı.
Bu dönemde İslam hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya gayret ettim.
O sıralarda Londra Reqent's parkta bir caminin varlığını
duydum.
İmamı ile tanışarak kelime-i şahadet getirdim, namaz,
oruç ve zekât vecibelerimi yerine getirmeye başladım. Londra'daki Müslüman
kardeşlerimin arasına katıldım. Her türlü müzik aletinin haram olduğunu
öğrenince, müziği bıraktım.
Şimdi İSLAM'I yaşıyorum ve huzur içindeyim”
Din değiştirmesinden sonra uzunca bir süre müzik kariyerine ara vermiş.
Din değiştirmesinden sonra uzunca bir süre müzik kariyerine ara vermiş.
Sahnelerden uzaklaşmış, hatta müzik şirketlerinden artık
albümlerinin dağıtılmamasını rica etmiş fakat bu talebi reddedilmiş.
2006 yılında oğlunun evinde eline aldığı gitar ile
birlikte bu kararını 28 yıl sonra değiştirmiş.
Önce kendi eski şarkısı olan Father and Son şarkısını Ronan Keating ile söylemiş.
Ardından 2006 yılında An Other Cup albümünü çıkarmış.
Ardından, 5 Mayıs 2009'da son albümü Roadsinger piyasaya çıkmış.
Bunları okuduktan sonra sizlere bire bir aktardım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder