7 Ekim 2017 Cumartesi






Beş Bin Yıldan Beri Kutlanan Bayram
NEVRUZ



nazanss.blogspot.com





Nevruz Bayramı beş binyıldan beri kutlanıyormuş. Kültürel bir miras… Türk Dünyasının bayramı…
Nevruz Bayramı dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bir bayram ya da özel bir gün...
Tabi her yerde aynı isimle adlandırılmıyor. Özünde baharı müjdeleyen bir bayram…
Birçok ülkede değişik şenliklerle kutlanıyor. Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Nevruz Avrasya’nın geniş topraklarında kutlanıyor.

Bahar yenilenmeyi, bolluğu, bereketi, tabiatın yeniden dirilişini, yeni olan her şeyi simgelediği içinde bu gün özel bir gün olarak kabul ediliyor.

Bazı topluluklarda bu günün;
Tanrı’nın dünyayı yarattığı gün olarak düşünüldüğü,
Nuh peygamberin yere ilk ayak bastığı gün,
Bazıları da ilk insanın yaratıldığı gün olarak kutluyorlarmış.

Bununla da kalmıyor.
Bazı topluluklarda gece ile gündüzün eşit olduğu bu günü bahar müjdeleyicisi olarak kutluyorlarmış.

Yeniliklerin yeni olan her şeyin umut olduğu, geleceğe ait güzellikler getirebileceği düşünülür. Bir çeşit doğuşu da simgeleyen bir bayram Nevruz Bayramı…

Eskiden İran’da ve Eski Türklerde de yılbaşı olarak kutlanıyormuş.

Bu bayramın ayrıca şöyle bir özelliği de varmış.
Bunu bir çeşit arınma olarak düşünüyorlarmış. Bir çeşit temizlenme…
Bunun içinde yeniden olmak adına kötülüklerden vazgeçip iyi olmak için ilk adımlar atılıyormuş. Kırılan kalplerin onarılması da bu bayramda yapılıyormuş. Küsler barıştırılıyormuş.
Geleceğe yönelik ümitlerinin, neşelerinin tam olması için hiçbir kırgınlığı ve huzursuzluğu bırakmıyorlarmış. Bu özel günde neşeli olmak gerekiyormuş.
Kederli olmak, asık suratla dolaşmak, kavga veya huzursuzluk çıkartmak olmayacak bir şeymiş ve çok ayıplanırmış.
Ayrılmak üzere olan aileler böyle bir günde barıştırılıyorlarmış. Fakirlere, kimsesizlere ve yaşlılara maddi manevi yardımlar yapılıyormuş.

Nevruz bayramının aslında ateş yakmak var. Ateş çok önemli.
Yakılan büyük ateşin üstünden gençler atlıyorlarmış. Tabi atlarken tutulan dileklerde varmış. Toplu yemekler yeniliyormuş.
Toplu eğlenceler düzenleniyormuş. Oyunlar oynanıyormuş. 
Özel Nevruz yemekleri yapılıyormuş. Yemeklerden sonra birbirlerini kutlayan insanlar dahasında mezarlığa gidiyorlarmış.

Türk toplumunda yüzlerce yıl kutlanan Nevruz bayramları Osmanlı Sarayında da kutlanıyormuş. Osmanlı Sarayında Nevruziye adı altında özel macunlar yapılıyormuş. İleri gelenlere ve halka sunuluyormuş. Bazen de üzerine altın tozu dökülmüş renkli Nevruz şekerleri hazırlanır ve onlarda halka sunulurmuş.

Nevruz Türkiye’de ve Türk Kültürü olan ülkelerde değişik adetlerle kutlanıyor.

Mersin-Silifke bölgesindeki Toros Türkmenlerinde ''Mart İpliği'' adıyla bilinen Nevruz'da ağaçlara bez bağlanıyor ve Nevruz günü yaylalara çıkılıyor.
Yayla evlerinde bulunanlar gelen misafirleri evlerinde ağırlıyor, gelen grup silah atarak gelişini bildirirken, yayladakilerin başkanı da buna bir el ateş ederek cevap veriyor.

Daha sonra karşılıklı silahlar atılıyor ve birbirlerine ''Nevruz'unuz kutlu, dölünüz hayırlı ve bereketli olsun'' temennisinde bulunuluyor.

O yıl 20 kuzu veya oğlağı olan sürü sahibi bir kurban kesiyor ve orada pişirilerek yeniliyor.   

Tahtacı Türkmenlerinde Nevruz, ''Sultan Nevruz'' adıyla anılıyor.
Eski Mart ayının 9. günü kutlanarak yaylalara çıkılıyor.
Bununla ilgili olarak, halk arasında ''Mart dokuzundan sonra dağlar misafir alır'' deniliyor.    

Gaziantep ve çevresinde 22 Mart gününe ''Sultan Nevruz'' adı veriliyor. Halk arasındaki inanca göre, Sultan Nevruz güzel bir kızdır ve 21 Mart'ı 22 Mart'a bağlayan gece batıdan doğuya doğru göç eder, bir başka inanca göre ise kuş kılığında uçan bir derviştir. Nevruz gecesi Sultan Nevruz’un geçtiği saatte uyanık olanların bütün dileklerinin gerçekleşeceğine inanılıyor.       

Malatya'nın bazı köylerinde halk Nevruz'u ''Kış Bitti Bayramı'' olarak kutluyor.     

Ağrı ve çevresinde o gece gençler bir dilek tutarak kapıları dinleyip içerideki konuşmaları yorumlayarak niyetlerinin tutup tutmayacağını anlamaya çalışıyor.    

Giresun'da ''Mart Bozumu'' adıyla kutlanan Nevruz'da çevredeki akarsulardan su getirilip hayvanların üzerine serpiliyor.      

Edirne'de eski hasırlar yakılıp ''mart içeri, pire dışarı'' diyerek üzerinden atlanıyor.    

Özbekistan'da Nevruz sabahı yeni elbiselerini giyen halk, hazırladıkları halim, sümelek, samsa, çorba, pilav gibi yiyecekleri alıp kırlara çıkıyor. Sofralara ''s'' ile başlayan yedi yiyecek konuluyor.  

Türkmenistan'da hazırlıklarına bir hafta önceden başlanan Nevruz'da yeni yılı yeni elbiselerle karşılama âdeti bulunuyor. Nevruz gününde ne kadar çok yiyecek hazırlanırsa yeni yılın da o kadar bereketli geçeceğine inanılıyor.     

Kazakistan'da her evin sofrasında ak olan yiyecekler, yeşillikler ve kırmızı et yemekleri bulunduruluyor. Nevruz'a özgü yemek ''Nevruz koje'' hazırlanıyor.    

Kırgızistan'da bahara giriş bayramı olarak kutlanan Nevruz'da açık renk elbiseler giyiliyor.     

Azerbaycan'da niyet tutanlar akşamları ''kulak pustu''ya çıkıyor. Niyet tutup kapıyı dinliyor, eğer bu evden kötü söz gelirse niyetlerinin kabul olmayacağına, iyi söz gelirse kabul olacağına inanılıyor.(alıntı)

Türkiye'de bir gelenektir Nevruz.
1995 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarafından Bayram olarak kabul edilmiştir.

Resmi bir ifade ile şöyle tanımlayabiliriz:

28 Eylül - 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi'de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu
Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi 'ne dâhil etmiştir.

2010'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği,
Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir.

2010'dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir.

Nevruz, doğanın uyanışı ve Bahar Bayramıdır.


Nevruz türküsü:

Keldı baar nur saçıp,
Navrez kokuy mor açıp,
Eşerdi çoller, daglar,
Azan navrezim mubarek.

Navrez keldı, korunuz,
Navrez akkın beriniz.
Cennet olsun cerınız,
Azan navrezım mubarek.

Keldı baar, turunız,
Bu navreze bakınız.
Koterilsin başınız,
Azan navrezım mubarek.
 
Uyun artı bagça,
Aktar-toktar bokça.
Balalarga beş (yımırta) akça,
Azan navrezım mubarek.

Çıktı çolge batır Ali,
Zilfi kara dülüdüli.
Ol tanrının arslanı,
Azan navrezım mubarek



Nazan Şara Şatana
nazanss.blogspot.com



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder